Uruguay

Güney Amerika

Uruguay

Uruguay sırt çantasını takıp özgürce keşif yapıp gezmeyi sevenler için çok uygun bir ülke. Gezginler buraya vahşi doğa ile iç içe olmak, sörf yapmak ve tarih kokan Colonia limanı için geliyorlar. Başkenti Montevideo olan ülkede ana dil olarak İspanyolca konuşuluyor ve nüfusu ortalama 3.3 milyon civarında.

Devasa Brezilya ve ihtişamlı Arjantin arasında adeta sıkışıp kalmış olan Güney Amerika’nın en küçük İspanyolca konuşulan ülkesi her zaman biraz mazlum görülmüştür. İspanyollar tarafından mineral zenginliği sebebiyle baypasa uğradı ve çoğu zaman güçlü komşuları arasında pinpon topu durumuna düştü ve bir çok modern zaman gezgini tarafından ihmal edildi. Tüm bunlara rağmen Uruguay mütevazi bir şekilde ziyaretçilerini büyük bir misafirperverlikle karşılamaya devam ediyor.

Kısa süreli ziyaretçiler başkent Montevideo’da çok rahat zamanlarını dolduracak aktiviteler bulabilirken uzun süreli gelen gezginler için keşfedecek çok şey var. Atlantik kıyısında vahşi yaşamı izlemeye gidebilir ya da Uruguay’ı at sırtında keşfe çıkabilirsiniz.

Eğer Brezilya’yı Güney Amerika’nın tek karnaval başkenti zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Her şubat ayında Montevideolular koca bir ay boyunca dans ve müzikle eğlenip tüm yılın sıkıntılarından kurtuluyorlar. Şubat ayının başındaki “Desfile de las Llamadas” ise iki gün süren ve kaçırılmaması gereken bir başka karnaval. Suratların siyaha boyandığı, ritmin davullarla doruk noktasına çıktığı, dansçıların göz alıcı hareketleriyle renklenen bu karnavalı kaçırmak istemeyeceksiniz.

Bir zamanların uykucu balıkçı kasabası olan Punta del Diablo şimdilerde Uruguaylıların ve Arjantinlilerin bir numaralı yaz kaçamağı yeri haline geldi. Gün içerisinde sörf kiralayabilir ya da ana sahilde atla dolaşabilirsiniz. Akşam olmaya başladığında ise kaçırılmayacak bir gün batımı manzarası, rastgele yakılmış sahil ateşleri ve vurmalı çalgıların insanın kanını kaynatan sesleri buradan ayrılmanıza mani olacaktır.

Salto Uruguay’ın ikinci büyük şehri ve Arjantin’e bir hayli yakın bir kesişme noktasında bulunuyor. Oldukça huzurlu, 19. yüzyıl mimarisiyle ve çekici nehir kenarı manzarasıyla ülkeyi ziyaretinizde mutlaka görmek isteyeceğiniz bir yer. Ancak insanların buraya asıl gelme sebepleri yolculuk yapmaktan yorulmuş kaslarını termal banyolarda rahatlatmak istemeleri.

Rio de la Plata’nın doğusunda yer lan Colonia, Unesco Dünya Mirası bölgesi olarak listelenmiş bir kent. Dar paket taşlı yolların ve sizi sıcaktan koruyan çınar ağaçlarının olduğu ve nehir kenarında izlenebilen büyüleyici gün batımlarıyla oldukça hoş bir kent. Ziyaretçiler genellikle 18. yüzyıldan kalma şehir duvarında güneşlenmeyi ya da paket taşlı sokakları klasik arabalarla keşfetmeyi tercih ediyor.

Punta del Este, bir çok plajı, deniz kenarında bulunan şık evleri, yat limanı, yüksek apartmanları, pahalı otelleri, havalı lokantaları, Güney Amerika’nın en büyüleyici tatil yerleşkeleri ile şüphesiz Uruguay’ın en pahalı yeri. Paparazziler ya da ünlüleri görmek isteyen insanlar için burası tam gün süren bir iş yeri gibi. Ünlü gece kulübü merkezi La Barra’nın da burada olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim.

Kendinizi kum tepeciklerinde ya da Cabo Polonio’daki deniz fenerinin etrafında bulunan deniz aslanlarını izlerken kaybedebilirsiniz. Burası Uruguay’ın en vahşi yerlerinden biri olmakla beraber en büyük ikinci deniz aslanı kolonisinin yaşadığı yer. Kum tepeciklerinin arasında yer alan oldukça rüstik sahil köylerinin olduğu bu yer fotoğraf ekmeyi seven gezginleri bekliyor. Deniz fenerinin altında Güney Amerika’nın kürklü foklarını şubat ayı hariç her zaman kayalıkların üzerinde görebilirsiniz. Ağustos ayının sonundan ekim ayının başlarına kadar balinaları görebilmeniz de mümkün. Sahilde ise temmuz ayında penguenlere rastlayabilirsiniz.

Ülkenin içlerine doğru bulunan devasa çiftlikler, Estancias ulusal kültürün önemli bir parçası sayılıyor. Uruguay Turizm Bakanlığı yakın bir zamanda “Estancia Turistica” adı altında tüm turistlere buradaki sayısız yeri görme imkanı sundu. Burada sadece çiftlik arazileri değil bunlara harmanlanmış bembeyaz bir şapel, harika bir zemin kaplamasına sahip bir kütüphane, palmiyelerle kaplı büyük bir avlu gibi tarihi yapıları da içinde barındırıyor.

Uruguay’ın mutfağı oldukça heyecan verici. Ülkenin takıntı haline gelmiş yemeği “Asado”. Odun ateşinde karışık ızgara olarak özetleyebiliriz. İçerisinde “Morcilla”, “Chorizo” ve dana eti gibi bir çok et bulunuyor. Tam bir kolesterol patlaması “Chaja” ise leziz bir et, peynir, yumurta, zeytin, turşu, biber ve mayonez gibi çok malzemeli bir sandviç anlamına geliyor. Tatlı severler ise “Caja” adı verilen bir tür kek olan bu tatlıyı çok sevecekler. Alkollü içeceklerden yerel bir karışım olan “Medio y Medio” ise oldukça ferahlatıcı bir seçim.

Şubat ayının karnaval zamanı olduğunu not almak isteyebilirsiniz. Martta Uruguay’ın sıcak suları ve sahillerinin tadını çıkarabilir, Tacuarembo’s Gaucho Festivali’ne dahil olabilirsiniz. Ekim ayında Salto’da sıcak kaynak sularında rahatlayabilir ya da başkentte yapılan geleneksel tango festivalinde harika kareler yakalayabilirsiniz.