Nişantaşı’ndan Çıktım İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ni Gezdim

İstanbul'da yaşayan yabancılar hep şehri bizden daha iyi tanırmış gibi gelmez mi? Zaten biz de turist olarak gittiğimiz şehirlerde görülmesi gereken başlıca yerleri hep yerlisinden daha iyi bilmez miyiz? Bu denklemi ters yüz etmenin vakti artık geldi. Gelin gezmeye İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nden başlayalım. Devamında da nefis köfteler yiyeceğiz.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Gülhane Parkı’na girdiğinizde sağ cephede Topkapı Müzesi’ne doğru çıkan Osman Hamdi Bey Yokuşu'nun tepesinde. Tramvaya binerseniz Gülhane Parkı durağında inebilirsiniz. Eminönü’nden ise yaklaşık 10 dakikada yürüyebilirsiniz. Nişantaşı’ndan gelirken iki seçenek var. İster Maçka Parkı içinden Kabataş’a yürüyüp tramvaya binersiniz, ister Akkavak Sokak’tan (Cities’in arka kapısının hemen önünden) kalkan Eminönü dolmuşuna binersiniz.

Ben Kabataş’a yürümektense Eminönü dolmuşunu tercih ettim. Meydanda indiğim gibi tramvay yolunu takip ederek Gülhane Parkı’na kadar yürüdüm. Parkın içine girer girmez sokağın bütün gürültüsü kesiliyor. Yemyeşil ağaçların arasından az eğimli Osman Hamdi Bey Yokuşu'nu çıkınca sağdan devam ederseniz Topkapı Sarayı’na soldan devam ederseniz de Arkeoloji Müzeleri’ne gelmiş oluyorsunuz.

Arkeoloji Müzeleri denilmesinin sebebi Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere üç ayrı müzeden oluşması. Girişin hemen sol kısmında Eski Şark Eserleri Müzesi var. Karşısında ise Arkeoloji Müzesi. Arkeoloji Müzesi binası tadilatta olduğu için bazı kısımları ziyarete kapalı, o yüzden müzeyi gezmek için en doğru zaman olmayabilir. Size tavsiyem gitmeden önce telefon edip tadilatın bitip bitmediği konusunda bilgi almanız. Ben amatör davrandım, sorup soruşturmadan gittim, siz öyle yapmayın.

Ben özellikle mavinin her tonunu görebildiğiniz Çinili Köşk Müzesi’ni çok beğendim. Müzenin hem binası hem de içindeki odalar çok etkileyici. Osman Hamdi Bey’in Ab-ı Hayat Çeşmesi tablosu da bu müzede sergileniyor.

Tek biletle üç müzeyi de gezebilirsiniz. Müze her gün 09:00 – 19:00 saatleri arasında açık ama 18:00’da bilet satışı kapanıyor.

Ben müzeleri genelde sabah saatlerinde gezmeyi severim. Haliyle müzeden çıktığımda artık öğle yemeği vakti gelmiş olur. Siz de programınızı müze çıkışı öğle yemeği yiyecek şekilde ayarlarsanız bir de köfteci tavsiyem olacak. Müzeden çıkıp Mahmutpaşa Yokuşu’na doğru yürüyeceksiniz. Mahmutpaşa’nın kalabalığına hiç girmeden sağda sessiz bir sokak olan Hacı Küçük Cami Sokak’taki Tarihi Temiz Köftecisi’ne gideceksiniz. Maalesef İstanbul’da sürekli eski yok edilip yeni yerler açıldığı için tarihi olan yerleri bulmak çok zor oluyor. Tarihi Temiz Köftecisi 1942 yılından beri ayakta. Ufacık bir dükkan. Hatta ustanın köfteleri pişirdiği yerde küçük bir büfeyi andırıyor. İçerde 4-5 masanın olduğu bir salon, dükkanın dışında da iki tane masa var. İster porsiyon köfte ister ekmek arası köfte yiyebilirsiniz. Eminönü’nün göbeğinde gürültüden uzak açık havada yemek bile yeterince kıymetli bence. Lezzetli köfteler de yanında ikramiyesi oluyor.

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!