Morityus

Afrika

Morityus

Vardığınızda hava güneşli 29 derece ve deniz sıcaklığı da hemen hemen aynı olacak ve kendinizi elinizde tropikal bir meyve suyuyla sahilde uzanmış tembellik yaparken bulacaksınız. Başkenti Port Louis olan, hem Fransızca hem İngilizce konuşulan ve ortalama nüfusu 1.3 milyon olan Morityus kışı üzerinizden atmak için kusursuz bir yer.

Ünlü yazar Mark Twain, ada için “Önce Morityus yaratılmış, cennet ise buradan kopyalanmış” demiş. Çok da haksız sayılmaz. Morityus safir suları, pudra beyazı kumsalları ve lüks tatil köyleriyle tam bir cennet. Ancak sadece bunlarla da kalmıyor. Kuş gözlemciliği, orman ya da dağ yürüyüşleri ve birinci sınıf dalış ve şnorkel imkanları ile vaktini sadece sahilde yatarak geçirmek istemeyenler için birçok aktivite imkanı var. Hatta isterseniz bot ile küçük adacıkları görmeye gidebilir ve mükemmel botanik bahçelerini ziyaret edebilirsiniz. Bu ülke birçok farklı kültürün uyum içinde yaşadığı ve sessiz sakin balıkçı köylerinin hiçbir zaman uzakta olmadığı bir yer.

Hint Okyanusu’nun en iyi dalış noktaları Morityus’un batı sahil şeridinde bulunuyor. Suyun altındaki kaya oluşumlarının doğal mimarisi ve sayısız çeşitlilikteki balık türleri buradaki dalış tecrübesini benzersiz kılıyor. İsterseniz güneyde, açık denizde yunuslarla bile yüzebilirsiniz.

Morityus’un iç kısımları genellikle sarp ve engebeli ama bu yapısı sayesinde bir çok özel bölge korunmuş oluyor. Örneğin, Pamplemousses’taki botanik bahçeleri. Öyle büyük nilüfer yaprakları var ki gözlerinize inanamayacaksınız. Aynı zamanda Chateau Labourdonnais bahçeleri ve Eureka da mutlaka görmeniz gereken yerler arasında.

Gündüz yakalanan balığın akşam masanızda olduğunu ve ayaklarınız bembeyaz kumların içerisindeyken güzel bir akşam yemeği yediğinizi hayal edin. Bu keyfi Morityus’taki hemen hemen her kumsalda yaşayabilirsiniz. Istakoz, ahtopot, ızgara balık, kalamar ve Hint Okyanusu’nun zenginlikleriyle dolu bir masa. Eğer ne yemek istediğinize karar veremiyorsanız her şeyden tadabileceğiniz deniz mahsulleri tabağını söyleyebilirsiniz. En güzeli ise zengin yahni sosları ve birçok kültürün özel tatlarının bu eşsiz yemek deneyimini zenginleştiriyor olması. Örneğin Hindistan’nın körisi ya da kırmızı Creole sosu.

Chambre d’Hotes’ta kalırsanız yerel yaşantıyla ilgili çok şey öğrenebilirsiniz. Odalar basit ve temiz. Akşamları misafirlerin ve ev sahiplerinin birlikte kurulan masalarda yediği geleneksel yemeklerde unutamayacağınız hikayeler eşliğinde harika bir deneyim yaşayabilirsiniz. Burada hissedeceklerinizi lüks tatil köylerinde bulmanız olanaksız.

Hindu festivalleri Morityus’a yapacağınız seyahatin en renkli zamanlarını oluşturacaktır. En büyük festival şubat ve mart aylarında 500,000 Hindular’ın kutsal gölü Grand Bassin’de gerçekleşiyor. Mart ayında ise Holi festivalleri, ekimde Divali, aralık ve ocak aylarında ise Teemeede gerçekleşiyor. Aynı zamanda Krio kültürünün kutlamaları da ekim ayında gerçekleşiyor. Yılın çoğu döneminde gerçekleşen bu renkli festivallerden birini mutlaka yakalamaya çalışmalısınız.

Morityus’ta favori sahilinizi seçmek adeta bir dondurma çeşidi seçmek kadar zor çünkü hepsi çok güzel. Doğu ve güneydoğu sahilleri geri kalan yerlere göre daha sessiz, özellikle Pointe d’Esny ve Belle Mare. Bu sahiller aynı zamanda Vallee de Ferney ormanına da çok yakın. Buralarda soyu tehlikede olan kuşlara ve dev kaplumbağalara rastlamanız mümkün.

Morityus’un en dramatik manzaralarından biri güneybatıda bulunuyor. Black River Gorges Ulusal Parkı’nın kalın ormanları, tehlikedeki kuş türü Dodo’nun kaderini paylaşmasın diye koruma altındalar. Aynı zamanda çok özel manzaralarla süslenmiş bir yürüyüş parkuru da sizleri bekliyor. Gündüz yürüyüşlerinden sonra Chamarel’de bir öğlen yemeği yemek mutlaka yapmanız gereken bir şey. Burası birçok kaliteli lokantanın bulunduğu ve yakınlarda distile edilmiş yerel romun tadına bakabileceğiniz bir yer.

Mutfak konusunda söylenebilecek çok şey olsa da özetlemek gerekirse, en taze ve her çeşit deniz mahsulünü tadabilirsiniz. Ben kırmızı et tercih ederim diyorsanız gerçekten güzel bir bifteğin tadına bakabilir ya da yöreye özel sosisleri deneyebilirsiniz. Sokak yemekleri “Dhal Puri” ya da “Boulettes” keyif alabileceklerinizden bir kaçı.

Ocak ve şubat ayları genellikle fırtına sezonunu olarak bilinir. Ancak bu sebepten birçok yerde konaklama hatta uçak seferleri bile daha ucuz. Kasım ve nisan ayları arası Fransız okullarının tatile girmesiyle ve Noel, yeni yıl dönemleri sebebiyle oldukça yoğun geçen bir dönem. Hindu festivallerinin ve kültürel etkinliklerin aralık ve ocak aylarında olduğunu da hatırlatalım. Mayıs ve ekim aylarında her ne kadar yerel halk tropikal iklimi sevse de serin kışın da keyfini çıkarmaktan hoşlanıyorlar.