Marshall Adaları

Okyanusya

Marshall Adaları

Bu narin ve düz mercan adasının bütün çevresi tropikal sularla kaplı ve neresine giderseniz gidin tuzlu suyun kokusunu duyabilir, rüzgarını hissedebilirsiniz. Binlerce belki daha fazla olan bu mercan ada oluşumları Marshall Adaları Cumhuriyeti’ni oluşturuyor ve ana dil olarak İngilizce ve Marshallese konuşuluyor.

Denizle nesillerdir iç içe olmalarından ötürü yerliler balıkçılıkta ustalaşmış. Yön bulma konusunda da neredeyse doğuştan yetenekli olduklarını söylemek mümkün. Yerlilerin yüzlerine baktığınızda ülkenin tarihini yansıttığını fark edeceksiniz. Bu Mikronezya Adaları 2000 yıldır çok ziyaret edildi, kolonileştirildi ve İngilizler, Amerikalılar, Ruslar, Japonlar ve Almanlar olmak üzere ilk başlarda misyonerlik amacıyla geldiler. Yerliler ise sessiz arka sokaklarda çiçeklerle çevrili yerleşkelerinde aileleriyle yaşamaya devam ediyorlar.

Bu pasifik cennetinde, Marshall Adaları hayatının size çok yoğun geldiğini hissederseniz palmiye ağaçlarıyla çevrili güzel bir yoldan Laura’ya gidebilirsiniz. Laura sessiz kumsallarıyla meşhurdur. Bütün gün piknik yapabilir, beyaz kumsallarda rahatlayabilir ya da sığ mercanlarda şnorkelle dolaşabilirsiniz.

Arno Atoll isimli yer “Aşk Okulu” olarak bilinirmiş. Çok önceleri genç kadınlar buraya sevişmenin mükemmel yollarını öğrenmek için gelirmiş. Arno Atoll, Longar bölgesinde yer alıyor ve bu bölge derin su balıkçılığı için mükemmel bir nokta olarak ünlenmiş. Eğer böyle bir merakınız varsa, daha iyi bir yer bulamazsınız.

Talihsiz nükleer geçmişi sağ olsun Bikini bölgesi, ilk barış zamanı atom bombasının patladığı yerlerden biri. Şimdi ise doğa ananın iyileştirici gücü sayesinde bölgenin en kaliteli dalış bölgesi olma özelliğine sahip. Bikini bölgesi köpek balıklarıyla dalış yapmak için ve batık dalışı için harika bir yer.

Tropikal yerlerde yemeklerin en güzel tarafı taze meyveler olsa gerek. Sıcak havada sizi anında serinletecek buz gibi bir hindistancevizi suyunun yerini hiç bir şey tutamaz. Coconut Crap denilen, karada yaşayan en büyük eklem bacaklı olan, ve bir nevi devasa yengeç görünümlü bu hayvanın oldukça lezzetli olduğu söyleniyor. Aynı zamanda Pandanus meyvesini de denemeden geçmeyin deriz.

Temmuz ayı, Balıkçılar Günü olarak kutlanıyor ve balıkçılar arası yarışmalar yapılıyor. Eylül ve kasım aylarında 27 derecelerde seyreden havada, herkes yağmurun yağmasını diliyor. Aralık ve ağustos ayları kuru sezon olarak geçiyor. Yolculuğunuzu planlarken bu zamanları göz önünde bulundurmak isteyebilirsiniz.