Magma Toubkal Dağı’nda

Magma’dan arkadaşımız sporcu Alper Dalkılıç ve Cumhur Fevzi Baştuhan, Kuzey Afrika’nın en yüksek zirvesi olan Toubkal Dağı’na çıktı ve Magma flamasını zirvede açtı.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

yazı: Alper Dalkılıç
fotoğraflar: Hamid Tanssine

Muhteşem Fas ve beraberindeki muhteşem tırmanış: Kazablanka sonrasında trenle ulaştığımız Kırmızı Şehir Marakeş, bizi şimdiye kadar görmediğimiz bir alanla karşıladı. Djemaa El Fna isimli alanda kurulan pazarlar, yılan oynatıcıları, masal anlatıcıları farklı ülkelerden gelen misafirlerini her gün geç saatlere kadar ağırlıyordu. Her görenin ilgisini çeken ve bir anda kendinizi kaptıracağınız bir panayırı şu ana kadar başka bir yerde görmedim. Günler geçtikçe alışmakla beraber panayırın her daim farklı bir tarafı ilginizi çekmeye devam ediyor.

Marakeş'e 70 kilometre uzaklıktaki İmlil Köyü, Kuzey Afrika'nın en yüksek zirvesi olan 4167 metre yüksekliğindeki Toubkal Dağı için bir geçiş bölgesi. Köy, turizm konusunda oldukça iyi konumda. Gelen tırmanıcı, yürüyüşçü ve kampçılar için kalacakları hostel ve pansiyonlar; malzeme kiralamak için her türlü mağazalar ile burası tipik bir Avrupa dağ kasabasını andırıyor. Fransa, İspanya, Almanya ve İsviçre başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden ziyaretçilerini ağırlıyor. Fransız kültürü izine her yerde rastlamak mümkün. "Kırmızı Şehir"den sonra Dağ Keçisi partnerim Cumhur ile kendimizi böyle bir dağ kasabasında buluyoruz. Cumhur Fevzi Baştuhan yıllardır tırmanışlara, keşiflere ve turlara beraber gittiğim dostum. Önemli bir rehber olan Cumhur, ortamın hemen haritasını çıkarıyor. Kendi önerisi ile geldiğimiz Fas'ta tırmanış yapmak güzel bir sürpriz oldu. İmlil Köyü' ne vardığımızda rehberimiz bizi karşılıyor, krampon ve diğer ihtiyaçlarımız ayarlanıyor. Yemek molası sonrasında rehberimiz eşliğinde yürüyüşe başlıyoruz, 10 kilometre sonra refuj adı verilen bir dağ evine ulaşıyoruz. Dağ evine gitmeden önce rezervasyon yapmak gerekiyor, merak etmeyin herkes Fransızca ve İngilizce konuşabiliyor. Burası ranzalı bir dağ evi ve her yer oldukça temiz. Ücret karşılığı akşam yemeği ve sabah kahvaltısı veriyorlar. Bir gece konaklama sonrasında sabah beş civarı tırmanışa başlıyoruz. Yaklaşık dört buçuk saat sonra zirvedeyiz, bu sezon Kaçkarlar'dan sonra ilk kez kara ayak basıyoruz. Burada zirveye çıkan yamaç paraşütçüleriyle karşılaşıyoruz. Uygun hava koşulları olmadığı için “bir başka defa” diyerek dağın daha alçak kısmından uçarak dönüş yolunda olan bizleri selamlıyorlar. Dönüşte kramponlarımızı takarak kamp yerine güvenli bir şekilde ulaşıyor, yemeğimizi yedikten sonra dönüş yoluna geçiyoruz. Dönüş yolunda, Faslı ve Avrupalı tırmanıcılar ile karşılaşıyor ve selamlaşıyoruz. Kamp alanı hafta sonları olukça kalabalık oluyor. Zirve refüjden yaklaşık 3,5 kilometre uzakta. Yer yer kayalık ve karlı zeminler var. Aynı gün zirve, dönüş ve İmlil Köyü’ne ulaşım derken 27 kilometre yol kat ediyoruz. Rehberimiz Hamit'e Türkiye'de böyle bir dağ evine rastlamadığımı söylüyorum, mütevazilikten olsa gerek "bu normal, daha güzelleri de var" diyor. İmlil Köyü sonrasında malzeme teslimi ve bizi karşılayan araç ile "Kırmızı Şehir"deki yeni maceralar için yola çıkıyoruz.

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!