Kelebekler Vadisi'nde Dokunulmamış Bir Cennet

Dakikaların saatlere, saatlerin günlere dönüştüğü Kelebekler Vadisi'nin herhangi bir yerde varolduğuna inanmak bile güç.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

100 farklı kelebek türünün evi olan 86.000 metrekarelik Kelebek Vadisi, adeta zamanın durduğu korunmuş bir vaha.

Türkiye'nin meşhur ve suyla ulaşılabilen yegane Likya yolu olan 86.000 kilometrekarelik Kelebekler Vadisi, 100 farklı kelebek türünün yaşam alanı durumunda. 350 metre yükseklikteki kanyondan sakin bir nehre inen şelale, kelebeklerin doğal habitatındaki lavanta çiçekleriyle dolu ağaçları suluyor.

Türkiye kelebekleri ve yerel bitki örtüsünü korumak için (ki alınan bu önlem bölgeyi, 5 km kuzeyindeki, içinde yüzen canlılardan çok turist kalabalıklarının daha yaygın olduğu komşusu Ölüdeniz'in kaderinden korudu) 1987 yılında vadiyi mutlak koruma alanı olarak ilan etti.

İngilizce'ye Blue Lagoon olarak çevrilen Ölüdeniz, 1980'lerde gezginler burada kamp yapmaya başlayana kadar bilinmiyordu. Günümüzde ölmüş bir cennetin üzücü bir canlı örneği gibi adeta. Bölge neon ışıklarla ve İngilizce isimli restoranlarla dolu. Deniz sahte korsan gemileriyle ve kaçak içki tekneleriyle dolu. Sahilde yatan sarhoş ve güneşten yanmış turistler, berrak gökyüzünde çevredeki yeşil dağlarından süzülen yamaç paraşütleri.

Zamanında Anadolu Turizm Geliştirme Kooperatifi, Kelebek Vadisi'ni köylülerden 1981 yılında satın aldı ve 1984 yılında burayı turizme açtı. 3 sene sonra devlet vadiyi ulusal sit alanı ilan edince kooperatif kalıcı binaların inşasını feshetti. Şu anda sadece çadırlara ve bungalovlara izin var ve ticari büyüme yerine doğal gelişime odaklanılıyor. Zeytinler, mandalinalar, limonlar, portakallar, üzümler, cevizler, şeftaliler, kayısılar, palmiye, zakkum ve defne ağacı hep burada büyüyor.

Her yıl nisan ile kasım arasında, günlerin, gündoğumu ve günbatımlarında yogayla işaretlendiği, akşamların müziklerle farklılaştığı, sekiz aylık dönem süresince hippilerden ve sırt çantalı gezginlerden oluşan farklı ve küçük gruplar vadiye iniyor. Öğleden sonra, birkaç tur botunun uzaklaştığı zamanlarda Kelebekler Vadisi, Ölüdeniz'in lüks konforundan uzakta yaşamak isteyen gönüllü kişilere kalıyor.

"Buradaki dördüncü günüm ve dizüstü bilgisayar veya cep telefonu görmedim, bunun nedeni büyük olasılıkla Kelebekeler Vadisi'ndeki enerjinin bölgedeki yemek mekanlarına elektrik verebilmek için ayrılması. Günde iki kere sokak masalarında, üzüm şarabı eşliğinde taze ve büyük porsiyon ev yemekleri servis ediliyor. Kahvaltılar, beyaz peynir, zeytinler, domates ve salatalık içeren Akdeniz kahvaltısı, akşam yemekleri genelde vejetaryen Türk mezelerini içeriyor.

Plajın bir ucunda genelde geçici misafirler kayaların içine inşa edilmiş bir barda oturarak biralarını yudumluyor ve akşamüstü günbatımını seyrediyor. Plajın diğer ucunda bir balık restoranının gölgelik çatısının altında gezginler gölgede bir nefes alıyor ve denizden taze çıkmış ızgara deniz ürünlerinin tadını çıkarıyor. Hemen yanında dalış tüpleri ve dalış giysileri içeren bir dalış dükkanı.

Kıyıların ötesinde neredeyse dikey sayılabilecek halatlara tutunarak kanyonun arka duvarından fışkıran şelaleden yukarı tırmanabilir veya Faralya köyünün yamaçlarına inebilirsiniz. Faralya düzlüğünde Kelebekler Vadisi'nden gelen günlük yürüyüşcüler ve 500 kilometrelik Likya yürüyüş yolunun ortasındaki korkusuz gezgin ruhlar için ağaçlardan yapılmış eğreti bir bar bulunuyor. Biraların tadı en iyi uçurumların kenarındaki hamaklarda çıkıyor.

Bazıları için Kelebekler Vadisi her yıl kalabalık şehir hayatından haftalar veya aylar süren bir kaçış olarak gidilecek bir yer. Bazıları için hayatın zamanın ötesinde aktığı ancak sadece bir defa ziyaret edilecek bir yer. Dakikaların saatlere saatlerin günlere dönüştüğü Kelebek Vadisi'nin herhangi bir yerde varolduğuna inanmak bile güç.

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!