Karamanlı Çağı ve Dağı Silmek

Burdur’un Karamanlı ilçesinde antik döneme tarihlenen dağ zirvesindeki bir kale, mermer ocakları tarafından dört yandan kuşatıldı. Üstünde yükseldiği dağ yok oldu. Dozerler şimdi kale surlarının dibini oyuyor.

Yazı ve fotoğraflar: Bünyad Dinç

Burdur iline bağlı Karamanlı ilçe merkezinde tam bir facia yaşanıyor. Bilimsel dünyanın ancak birkaç yıl evvel keşfettiği, antik döneme tarihlenen kale denilebilecek bir savunma yapısı tarihten ve coğrafyadan silinmek üzere.

Mermer ocakları, koca dağı dilim dilim keserek yok ediyor.

Kale, Karamanlı kasabasının hemen yanı başından yükselen, yerel halkın Kale Tepe dediği dağın tam zirve noktasında. Ama zirvede olmak onu kurtarmıyor. Dört yanından mermer ocaklarıyla kuşatılmış durumda.

Kepçeler, deliciler, greyderler kalenin surlarının tam dibine dayanmış, mermer ocağının ortasında kalan bu son alanı da büyük bir iştahla yemeyi bekliyor. Tepenin zirvesinde yarım daire kulelerle korunan moloz taştan kalıntılar 2009’da tespit edilip belgelenmişti.

Yapı, çok büyük bir alanı kaplamasa da sıra dışı planı dolayısıyla bölgenin tarihi açısından nadir bir örnek. Karamanlı ilçe merkezi ve çevresi antik dönemde Kibyratis olarak adlandırılan bölgenin içinde kalıyor.

Zaten şu ana kadar yeterince araştırılmamış Kibyratis bölgesinde bu yapılanmanın önemi şüphe götürmez. Şüphe götürmeyen diğer olgu da kalenin üzerinde bulunduğu dağla beraber yeryüzünden silinmek üzere olduğu. Ülkemizin birçok yerinde görüldüğü üzere doğa ve tarih burada da aynı yerde, aynı anda beraberce katlediliyor, artık sıradanlaşan örneklerden. Şu an için yapıyı koruyan tek şey yıkılmış bir tel örgü çitin yerdeki parçaları. Kalenin bulunduğu tepenin yamaçlarında tespit edilen antik mezarlarsa artık yok.

Kale Tepe tahkimatı, sahip olduğu sıra dışı planıyla Kibyratis bölgesine antik dönemde verilen önemi fazlasıyla hak eden bir yer. Gelgelelim Karamanlı’da yaşanan faciaya bakılırsa tarihin de, doğanın da çok fazla önemi yok. Burada daha önemli bir şey var: Mermer.

Oysa bir bölgenin veya yerleşimin antik dönem tarihinin yazımında en ufak arkeolojik bulgu bile bildiklerimizin ötesinde bize yeni ufuklar açabilir, hatta bazen tarihi değiştirebilir. O yüzden arkeolojik öneme sahip yerlerin özel olarak korunması gerekir.

Bu yüzden ülkemizde böyle birçok yer, arkeolojik sit statüsünde kanunlarca koruma altına alınmıştır. Ne var ki korumak bir yana tüm ülkede arkeolojik alanlar, özellikle de gözlerden ırak bölgelerde olup da turizm geliri getirmeyenler maden ocaklarına feda edilmiş durumda.

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!