Hava Taşımacılığının 100 Yıl İçindeki Görünümü

Türbülansa, mekanik rötarlara ve havaalanı güvenlik kuyruklarına veda edin; çok sayıda buluşa merhaba deyin: Boeing’deki çalışanlara göre hava taşımacılığı inanılmaz derecede heyecanlı.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

Yüzyıl önce uçaklar, çok kısa uçuşlarla (Wright kardeşleri düşündüğümüzde bir dakikadan daha kısa sürmüştü) ve askerî deniz uçaklarıyla sınırlıydı. İşte bu sırada ilk defa sahneye Boeing girdi. Sonraki yüzyılda hava taşımacılığının nasıl görüneceğini nereden bilebiliriz?

Eğer buna bir göz atacak kadar nitelikli birileri varsa o da Boeing’in kıdemli teknik arkadaşları olan, uzay yolculuğu ve ses üstü uzmanlar, Brian Tillotson ve Kevin Bowcutt’tır. Uzay buluşlarında ön saflarda yer alan insanlar—mekanik arızaları kendi tanımlayan veya türbülanstan otomatik olarak kaçınan uçak gibi pratik buluşlar; uzay yolculuğu ve dikey havalanma gibi çılgın konseptler üzerinde düşünen mühendisler.

Ayrıca uçakları tamamen saydam yapmak gibi delice (fakat şaşırtıcı şekilde pratik) bir fikir var—ve sırf siz (korkunç) güzel bir görüntü elde edin diye değil.

Şirketin yüzüncü yıl arifesinde Travel+Leisure’a, uçakla seyahatin geleceği hakkında tüm olasılıklar göz önünde tutularak bilgi verildi. Ayrıca gündemlerinde havaalanına ve havaalanından yolculuk yapma şeklini değiştirecek yeni yöntemler de vardı—güvenliğin artırılması, akıllı ev teknolojilerinin güvenliği ve havaalanı terminallerinin etkinliğini artıracak usuller ve günlük yolculuklarımızı nasıl göklere çıkarabilecekleri gibi.

Bütün bunlar kulağa Jetgiller’den çıkmış gibi geliyor, fakat bu fikirlerin bazıları gerçekten de yapım aşamasında—Tillotson ve Bowcutt aşağıdaki projelerden en azından birinin 2035 yılına kadar ticari başarıya ulaşacağını öngörüyorlar.

Diğerleri ufkun biraz ötesinde, fakat ister var olan teknolojiden, isterse de gelişmekte olandan yola çıkarsak hepsi gerçeklik zeminine oturtulmuş durumda. Hepsi beklenen başarıya ulaşmasa da kesin olan bir şey var: 2116 yılında seyahat daha hızlı, daha yeşil ve çok daha heyecanlı olacak.

Havaalanına uçmak

Tillotson şunları ifade ediyor:

“Dört gözle beklediğimiz şeylerden biri, yolculuğunuzun nasıl başladığıdır: Uçan bir araç sizi iş yerinizden veya evinizden alacak ve muhtemelen inip kalkarken bir piste ihtiyaç duymadan bu işlemleri dikey olarak gerçekleştirecek. Oyun sahasını üç boyuta çıkarınca çok daha az trafik ve tıkanıklık olacak, böylece havaalanına yetişmek için iki saat önceden çıkmanıza gerek kalmayacak.”

Beyninizle uçak bileti ayırtmak

Bowcutt’a göre:

“Planladığımız uçuşlar için bilgisayar ya da tablete gerek yok—beyninize yerleştirilen birtakım cihazlarla bunu gerçekleştirebilirsiniz.”

Bowcutt’ın önerdiği şey Uber’ın biraz daha gelişmiş hali: Sadece bir uçağın gelip sizi almasını düşünmek görevinizi tamamlayacak.

Akıllı sensörlar güvenlik kuyruklarının yerine geçecek

Tillotson, havaalanı güvenliğinin kolaylaşacağını ve bugünkü mevcut uygulamalara göre daha az temas olacağını öngörüyor. Tillotson:

"Yüzyıl içinde, vücudunuz dâhil olmak üzere her şey bir ağa bağlı olacak. Bu miktarda bağlanılabilirlik, veri ve bilgiyle kimin iyi adam, kimin kötü adam olduğu katbekat daha kolay anlaşılacak."

Bowcutt da bu fikre katılıyor. Böyle bir sistemin yürürlüğe girmesiyle havaalanı kapılarından sadece yürüyüp geçmek kapsamlı güvenlik kontrollerinin yerine geçecek.

Uçakların içi görünür olacak

İşte karşınızda hali hazırda piyasalarda görünmeye başlayan bir teknoloji: Tamamen saydam uçaklar. Doğru duydunuz: Tamamı camdan imal edilmiş ve başka bir şey yok. Tillotson yolcu görüşünü artırmak için şöyle bir plan anlatıyor:

“Tüm uçak iskeleti ya saydam olacak ya da tüm yüzeyler görüntüleme ekranı gibi çift taraflı olacak. Bu durum ayrıca uçak ekibi için de kolaylık sağlayacak. Uçaklara bakım sağlayanlar o zaman hala insan olursa—ve 100 yıl içinde bir kısmı gitmiş olacak—sorunun nerede olacağının anlaşılması çok daha kolay olacak."

Mekanik rötarlara elveda

Bowcutt:

“Geleceğin uçaklarında bir sinir sistemi olacağını tahmin ediyorum. Sadece kırık olan şeyleri anlamakla kalmayacak, ayrıca çürümeye ve bozulmaya başlamış parçaları da fark edecek.”

Tillotson:

"Birbirine bağlı sistemlerle uçaklar problem oluşmadan direkt olarak bakım çalışanıyla iletişime geçecek, güvenlik artacak, maliyet azalacak ve sinir bozucu mekanik rötarlara son verilecek. Umarım garip bir sesle iletişime geçerler!”

Türbülanslara son! Bir daha asla...

Hava taşımacılığının en kötü kısmına yakın bir zamanda veda edebilirsiniz: Türbülans.

Tillotson:

“Yüz elli kilometre ötesine kadar var olan hava durumunu öğrenebileceğimiz bazı projeler üzerinde çalışmaya başladık bile” Pilotları tutarsız hava durumlarından uzak tutacak bir sistem bu. Bu alandaki otoritelerin onayıyla bunu 20 yıl sonra gerçekleştirebiliriz. Boeing 787’de hali hazırla türbülansın hareketini azaltacak ve uçak tutmasını engelleyecek."

Çok daha hızlı uçacaksınız

Boom gibi süpersonik (Ses üstü) uçaklar, şimdiden geliştirilme aşamasında ve Aerion ismindeki şirket, transpasifik uçuşu 6 saat kısaltacak 1.4 mak hızındaki uçaklarını çıkarmanın eşiğinde. Boeing ise sınırları daha da zorluyor.

Bowcutt:

“Yüz yıl içinde, 5 mak hızında seyahat ediyor olacaksınız—ses hızının beş katı."

Günübirlik uluslararası yolculuğa merhaba!

Çok daha yüksekten uçacaksınız

Bowcutt:

“Uçak, 5 mak hızındayken 30 kilometre yükseklikte uçar ve belki de atmosferden birazcık çıkabilir. Dünyanın ve uzayın önünüzde fırlayan eğimini göreceksiniz.”

Uçarak kilo vereceksiniz

Tillotson’a göre, geleceğin yüksek hızlı uçaklarıyla vücut ağırlığınızın yüzde 10’a kadar olan bir kısmını kaybedeceksiniz—fakat ayağınız yere değer değmez o kiloları geri alacaksınız.

Everest'e çıkmak basit bir gezinti olacak

Tillotson'a göre:

"Dikey havalanma—helikopterler gibi pist olmadan havalanabilmek gerçekleşmeye çok yakın. Bu olduğu zaman, daha önce uçakla erişilemeyen ya da çok büyük seferler yapılması gereken tehlikeli veya konforsuz yerlere uçabileceksiniz. Dağlar, ormanlar ve diğer balta girmemiş yerlere ulaşım imkânı kısa bir gezinti gibi olacak."

Bir Prius’tan daha çevreci uçaklar

Gelişmekte olan teknolojilerin birçoğu uçakların daha hızlı gitmesini sağlıyor. Peki ya ülke boyu ve bölgesel uçuşlar? Tillotson’ın ifade ettiği gibi:

“Gelecekte Seattle’dan Los Angeles’a giden, çok daha sessiz, daha etkin, uzun ince kanatları olan ve temelde elektrikle çalışan uçaklar da olacak. Uçağın ömrü dolduğunda ve uçak parçalarına ayrıldığında yine doğa dostu olacak.”

Bowcutt ise şunlar ekledi:

“Güneş enerjisiyle çalışan uçakların bile sınırlamaları var, gücü muhtemelen uzaydan yönlendirilmiş şekilde alacaksınız—eğer uzay güneş enerjisi uyduları inşa ederseniz uçakların pile hiç ihtiyacı kalmaz.”

Uzay yolculuğu söz konusu olabilir

Tillotson itiraf ediyor:

“Elbette pek çok şirket şimdiden uzay turizmine yelken açtı. Boeing bu işin bir parçası olmayı umuyor. Ay’a veya daha uzaklara yönelmiş, uçağa benzer bir şeyler görebilirsiniz. İlk başlarda bu yolculukları yapanların iş seyahati amacıyla yapacaklarını tahmin ediyoruz, fakat bundan çok kısa süre sonra büyükbabaların torunlarını ziyarete gittiğini de göreceğiz.”

Gezegenler arası uçuşlarda molalar, düşük yörüngede gerçekleşecek

80’li yıllardan beri Birleşik Devletler, sürdürülebilir hipersonik (Ses hızının beş katı) uçuş teknolojisi geliştirmeye çalışıyor, diyor Bowcutt. Dediğine göre alçak dünya yörüngesine bir uçakla gidip oradan başka bir uçakla ay ya da Mars’a gidebilirsiniz. Diğer bir deyişle, gezegenler arası yolculuk için alçak yörüngede mola vermek gerekecek.

Uzayda havaalanı otelleri olacak

Bowcutt:

“Orada uzay otelleri ve uzay yaşam alanlarını bulabilirsiniz” diyor. Son olarak, o otellerde çalışanların robot olması içten bile değil.

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!