Hasankeyf Baraj Taşkını Tehlikesiyle Yüz Yüze

Türkiye’nin doğusunda bulunan Hasankeyf kenti, meclis tarafından yerel halkın itirazlarına rağmen tartışma konusu olan bir barajın inşa edilmesine karar vermesi üzerine taşkın altında kalma gerçeğiyle karşıya karşıya geldi.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

Bir zamanlar İpek Yolu ticaretinin merkezlerinden biri olan Hasankeyf’de geleneksel bir düğün

Türkiye’nin doğusunda bulunan Hasankeyf kenti, meclis tarafından yerel halkın itirazlarına rağmen tartışma konusu olan bir barajın inşa edilmesine karar vermesi üzerine taşkın altında kalma gerçeğiyle karşıya karşıya geldi.

Türkiye 1950li yıllarda Dicle Nehri üzerinde Ilısu barajı projesini başlattı, ancak yasal mücadeleler sebebiyle 2006 yılına dek bu proje askıya alındı.

Bu projeye göre Hasankeyf’in yaklaşık %90’ını da kapsayan 300 kilometre karelik bir alanın su altında kalması öngörülüyor.

El-Rızk Cami’nin minaresi, Dicle’nin kıyısında olup eski Dicle Köprüsü'nün kalıntılarına bakıyor.

Hükümet yetkililerince, bu barajla ülkenin epeyce ihtiyaç duyduğu enerji üretiminin sağlanacağı ve bölgedeki sulama faaliyetlerinin geliştirileceği ifade ediliyor, ancak binlerce yıllık kültürel mirasın kaybolacağı ise eleştiri konusu.

Devlet, bölge halkı için yeni bir kent ile birlikte tarihi eserlerin yerleştirileceği bir müze inşa ediyor, ancak muhalif kesim tarafından arkeolojik açıdan bakıldığında daha keşfedilecek birçok şeyin bulunduğu ifade ediliyor.

Cilalı Taş Devri’nden kalma mağara evleri, bölgede öne çıkan ayrıntılardan birisidir.

600 yaşındaki El-Rızk Cami’nin minaresinden Cilalı Taş Devri’ndeki mağaralara kadar kentin en belirgin hazinelerinden bazılarının yok olabileceği korkusu da bulunuyor.

Kitlesel göçler

Mimarinin dışında, Hasankeyf zengin bir etnik mirasa sahip.

Osmanlı Devleti bu bölgeyi 1515 yılında ele geçirdi ve Birinci Dünya Savaşı sırasında bölgede çoğunluğu oluşturan Ermeni ve Süryani halk göç etmeye zorlandı.

O zamandan bu yana bölge nüfusunun büyük bir kısmını Kürtler oluşturuyor.

Yaklaşık 10 yıl boyunca Hasankeyf’i kurtarmak için mücadele eden Avukat Murat Cano BBC’ye verdiği demeçte Türkiye’deki tüm yasal yolların tükendiğini ve bundan dolayı davayı 2006 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdığını belirtti.

Zeynel Bey Türbesi, 15nci yüzyılda hüküm sürmüş olan Akkoyunlular döneminden geriye kalan tek eserdir.

Mahkeme, 2015 yılı Aralık ayında davanın yeniden gözden geçirileceğine hükmetti, ancak kentin kurtarılması için çok geç kalınabilir.

Cano “Kültürel mirasın yıkımı, insan haklarına yapılmış bir ihlal olarak görülmelidir” dedi.

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!