Finlandiya: İskandinav Olmamasına Rağmen İskandinav Denilen Ülke

Dünyanın en İskandinav olmamasına rağmen İskandinav olarak adlandırılan ülkesi, altı ay boyunca bana annelik yaptı. Bu altı ayda dünyayla, Finlandiya’yla ve en çok da kendimle ilgili birçok şey öğrendim.

Eğer bir gün yolunuz Finlandiya’ya düşecekse kendinize sormanız gereken birkaç soru var. Bisiklet kullanmayı hatırlıyor musunuz mesela? Güzel. Peki, kahve? İçmiyorsanız da içeceksiniz. Yeni bir fast food zinciri tanıyıp sonsuza kadar onun aşkını ta içinizde taşımaya cesaretiniz var mı? Karaoke yapabiliyor musunuz? Pekala, mülakatı geçtiniz. O zaman başlayalım.

31 Temmuz 2013’te, Finlandiya için yola çıkıyordum. Ocak ayında geri dönecektim ve dürüst olayım hayatımdaki ilk yurtdışı deneyimim olacaktı bu. Altı aydan biraz uzun bir süre boyunca hiç tanımadığım insanlarla hayatını geçirecek olmak fikri, ziyadesiyle korkutucuydu uçağa binerken. Ancak atla deve değildi ya, bunu da atlatırdım nihayetinde. Uçağa binip koltuğuma oturduğumda bunu düşünüyordum.

Findlandiya eğitim sistemi dünyanın en iyilerinden olduğundan, Erasmus için burayı tercih ettim. Medya eğitimimi alacağım okul, Kuzey Karelya bölgesinin en yüksek nüfuslu şehri olan Joensuu’ya konumlanmıştı. Joensuu’da iki üniversite bulunuyor ve şehrin nüfusu yaklaşık 70 bin kişi. Kuzey Karelya bölgesi, Rusya’yla yaşanan savaşlara ev sahipliği yapmış uzun bir süre boyunca. Rusya’da da Karelya isimli bir bölge bulunuyor. Daha önceden sınırın Rusya tarafında yaşayan Finler, savaş sonucunda bölgenin kaybedilmesi sebebiyle Finlandiya’ya göçe zorlanmış. Bunun insanlara, günümüzde Kuzey Karelya’da yaşayanların bile bu hüznü içlerinde taşımaları olmuş. En azından ben, Kuzey Karelyalı insanların mutsuzluğunu buna bağlıyorum. Joensuu’ya döneceğim. Orayla ilgili vereceğim birkaç tavsiye var.

Eğer Finlandiya’da amacınız Helsinki’ye değil de başka bir şehre gitmekse, gideceğiniz şehre uçak yerine trenle ulaşmayı tercih edin. Aktarmalar korkunç pahalıya denk geliyor. Bildiğiniz kamu şirketi olduğu için demiryolu yolculukları oldukça ucuz. Ayrıca trenler ziyadesiyle konforlu ve her türlü imkanı size sunuyor. Finlandiya’da Helsinki’den başka görülecek yerler de elbette var. Hatta Helsinki, buz dağının görünen kısmı. Gerçek bir buz dağından bahsettiğimden emin olabilirsiniz bu arada.

Unutmadan ekleyeyim, Finlandiya vizesi almak zor değil, standart Schengen prosedürleri uygulanıyor. Tek sıkıntı vizeyi almak için Ankara'ya gitmeniz gerekiyor.

Tabii unutulmaması gereken daha önemli bir şey varsa o da Finlandiya'nın inanılmaz yemekleri. O kadar kuzeye gitmişken aç kalacak değilsiniz ya! Mis gibi şekerlemeler, kahveler, tatlılar, soslar ve geyik eti sizi bekliyor. Buyrun buradan.

Ayağınız pedalda olacak

Ayağınız pedalda olacak

Kuzey Avrupa demek, şehiriçi otobüs biletine onca parayı vermemek için bisikletle yolları aşındırmak demek. Bu aklınızda olsun. Finler, bisiklet işinde oldukça profesyonel. -30 dereceyi bulan dondurucu kış gecelerinde bile bisikletle yolculuk yapılabilmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Ha ama olur ya, kontra bisikletiniz yokuş aşağı giderken buzun üstünde fren yapamaz duruma gelirse –ben değil bir arkadaş- bisikleti görebildiğiniz en yakın kar birikintisine yönlendirmeyi unutmayın. Saplanıp kalıyor kara. En fazla üstünüz başınız kar olur.

Bisiklet kiralamak için her şehirde en az iki ya da üç tane inanılmaz ucuz cafe’yle karşılaşacaksınız. Bu cafe’ler, içerisinde birçok şeyi de barındırıyor. Gitmişken kitap raflarına göz atmayı unutmayın. Belki Küçük Prens’in eski bir Fince ya da İsveçce baskısını 2-3 Euro’ya bulursunuz. Her neyse, bu cafe’lerden kiraladığınız bisikletle bütün şehri gezebilirsiniz. Yalnız bir yerde üzerinden indiğinizde kilitlemeyi unutmayın. Hırsızlık olayları çok yaşanmasa da, başınıza bir bisiklet hırsızlığı gelebilir. Bu durumda da bisikletin çalındığını polise bildirip polisten aldığınız belgeyi bisiktleti kiraladığınız cafe’ye teslim etmeniz yeterli. Bisiklet, Finlandiya’da A noktasından B noktasına gidebilmenin en ucuz yolu. Aklınızdan çıkarmayın.

Sauna, bu soğukta?

Sauna, bu soğukta?
Evet, bu soğukta! Altı ay içerisinde -40 dereceyi bile görmüşken bir kez olsun soğuk algınlığına yakalanmama nedenimiz olan sauna, sağlık dolu bir şey. Kesinlikle yararlanmanız gerek.

Türkçe web sitelerini Finlandiya’ya gitmeden önce karıştırırken halka açık saunalarda hiçbir şey giyilmediğini duymuştum. Evimin içerisindeki saunayı kullandığım için halka açık saunaya sadece iki kez gittim, ancak iki saunada da böyle bir şeyle karşılaşmadım. Belki herhangi bir şehirde böyle bir uygulama vardır. Ancak Joensuu ve Helsinki’de karşılaşmadım. Ayrıca böyle bir durum varsa bile kimse size “Niye çıplak değilsin, buranın adeti bu” demez. Sizi temin ederim. 

Herhangi bir saunaya gittiniz, tercihinize göre soyundunuz, içeriye girdiniz. Alev alev yanacaksınız tabii. Sonra, çıkıp çok kısa bir süre soğuk suyun altında durmalısınız. Bundan sonrası ise tercihinize ve konumunuza bağlı. Eğer göl kenarındaki bir saunadaysanız, gidin göle girin! Girin dedim, “öyle şey olur mu” demeyin. Mis gibi gelecek. Bunu birkaç kez tekrarlamayı unutmayın. Havanın ne kadar soğuk olduğu da umurunuza olmasın. Yok göl yolsa etrafınızda, kara bulayın kendinizi. Gerekirse karların arasına yatın. Hasta olmadan da kış geçirebildiğimi Finlandiya’da keşfettim. Hatta etkisi bir yıl kadar da devam etti. Of çok özledim sanırım.

Yazın Finlandiya?

Yazın Finlandiya?
Evet, yazları da müthiş oluyor. Hayatınızda görmediğiniz kadar uzun bir süre güneş göreceksiniz mesela gün içerisinde. “Gece 12’de hava kararıyor, nereye düştük biz” diyerek şaşırmanız, kuvvetle muhtemel.

Yaz ortasında Finlandiya’ya gitmenize neden olacak şeyler neler peki? Öncelikle şu var; müzik festivallerine kesinlikle gitmelisiniz! Ilossaarirock deneyimini bir kez yaşarsanız, dünyanın herhangi bir yerinde başka bir müzik festivaline katılmanıza gerek olmayacak mesela. Sizi bu konuda temin ederim.

Göllerin, ağaçların, dünyanın en yakışıklı evlerinin arasından bisikletle geçmek de paha biçilemez bir deneyim ayrıca. 
Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!