Etrüsk’ün Yeni Yazıtı

Toskana’da yeni bulunan Etrüsk yazıtı daha önce bilinmeyen harfler, kelimeler içeriyor.

Yazı: Şenay Boynudelik / Fotoğraflar: Mugello Vadisi Kazı Arşivi

Milattan Önce 6. yüzyılda Toskana bölgesinde Arno ve Tiber Irmakları arasında yaşayan Etrüsklere ait birçok şey gizemini koruyor. Arkeolog ve dilbilimcilerin üzerinde durduğu konuların en başında kökenleri ve dilleri yer alıyor.

Etrüsklerin geldikleri düşünülen topraklar arasında Anadolu da var. Üstelik bu güçlü varsayımlardan biri. Ayrıca oldukça gelişkin bir kültüre sahip, yaşadıkları dönemin en dindar topluluklarından biri oldukları ve yaşamlarını, yönetim biçimlerini dini kuralların belirlediği konusunda birçok kişi hemfikir.

Toplumda farklı sosyal sınıflar olsa da komşuları Yunan ve Roma’ya göre daha eşitlikçi bir düzene sahipler; kölelerin özgürleşebildiği, kadınların pek çok konuda erkeklerle eşit haklara sahip olduğu biliniyor. Etrüsk kadınları atletizm yarışmalarına katılıyor, şarap içiyor, hatta savaş sanatlarını öğreniyordu. Bu yüzden komşuları Yunanlılar tarafından kınanan Etrüsk kadınları, ahlaksız olmakla itham edilirdi.

Bugüne değin Etrüsk mezarlarında heykel, ayna, mücevher gibi buluntuların yanı sıra dilleri hakkında bilgi veren yazıtlar, keten üzerine yazılmış kitaplar gibi binlerce eser açığa çıkarılmıştı. Bu yazıtlardan Etrüsk alfabesinin MÖ 6. yüzyıldan itibaren kullanıldığını biliyoruz.

Yunanistan’daki Halkidikya Yarımadası’ndan (Khalkidikia) alıp geliştirdikleri bu alfabe, onlardan Romalılar'a geçerek tüm Avrupa’ya yayılsa da, bu durum kendini Etrüsk dillini çözmeye adayanların işini yine de kolaylaştırmamış. Etrüsk dilinden esinlenen birçok halk bulunuyor ama buna rağmen dilin her zaman özgünlüğünü koruduğu anlaşılıyor.

Ayrıca rakamlar için kullandıkları kelimeler hiçbir Hint-Avrupa diliyle akraba olmadıklarını gösteriyor. Çözümlenmiş harflerin söylenişleri de biliniyor, ama buna rağmen kelimelerin ne anlama geldikleri henüz tam olarak anlaşılmış değil. Etrüsk dilinin 1. yüzyıla kadar Toskana ve Umbria bölgesinde konuşulduğunu biliyoruz.

Metinlerin sağdan sola yatay olarak yazıldığı; bu dille kaleme alınmış dini, edebi, tarihi metinlerin, tiyatro eserlerinin olduğuna dair çok sayıda bulgu var. Bunlardan biri de Zagreb Müzesi’nde bulunan en uzun Etrüsk metni, tam 281 satır ve yaklaşık 1.300 kelime. Bugüne kadar bulunan yazıtların büyük bölümü mumya yapımında kullanılan ketenlerin üzerine yazılmış ayrıca Capua’da 250 kelimelik kil tabletler ve Perugia’da 46 satır, 125 kelimelik bir de taş tablet bulunmuştu.

Geçtiğimiz mart ayında, bugüne kadar Etrüsk diliyle ilgili bütün bilinenleri değiştirebilecek bir yazıt ortaya çıktı. Mugello Vadisi Arkeoloji Projesi’nden bir grup araştırmacı, Etrüsk dilinde yazılmış, 227 kilo ağırlığında, bir metreden biraz uzun, bir kumtaşı yazıt buldu.

Tam 2.500 yıl önce, daha büyük bir tapınak yapmak üzere yıkılan kutsal bir alana ait yazıtta, üzerinde yanıklar ve kopuntular olsa da 70 tane okunabilir harf, noktalama işareti ve bazıları daha önce hiç bilinmeyen karakterlerle elde edilmiş bir metin yer alıyor. Arkeologlar bu uzunlukta bir metne nadir rastlandığını, birçok yeni kelime olabileceğini ve yazıtın olasılıkla kutsal bir metin içerdiğini, ayrıca dönemin inanç sistemine ilişkin bilgilere ve belki de tanrı isimlerine ulaşacaklarını düşünüyor.

Metnin çözümleme çalışmaları Massachusetts Amherst Üniversitesi tarafından yürütülecek. Bu haber yalnızca dilbilimcileri ya da arkeologları değil, Etrüsklere ilgi duyan herkesi heyecanlandırdı elbette. Biz de Etrüsklerin gizeminin peşinden giden D.H. Lawrence’ın dizelerini tekrarlayarak yeni buluntunun bu suskunluğa son vermesini dileyelim:

“Bir meşale verin bana / Bu çiçeğin mavi çatallı meşalesiyle / İneyim karanlık merdivenlerden Persephone’nin ardından.”

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!