Dünyanın En Soğuk Şehirlerden Birinde Buzda Balık Avı

Göçebe geçmişi olan etnik Kazaklar'ın modern dünyada geleneklerini sürdürmesi.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

Kazakistan'ın Astana şehrindeki donmuş Ishim Nehrinde balıkçılar balık tutmayı sabırla bekliyorlar. Kendilerini rüzgardan ve Astana'nın dondurucu soğuğundan korumak için, naylon poşetlerle kubbe tarzında bir yapı inşa ediyorlar.

Fotoğrafçı Aleksey Kondratyev; "Adeta meditasyon yapıyor gibi gözüküyorlar" şeklinde konuşuyor.

Göçebe geçmişi olan etnik Kazaklar. Sovyet Rusya'dan ayrılıp bağımsızlıklarını kazanmalarından yıllar sonra başkan Nursultan Nazarbayev, başkenti Çin sınırında olan Almaty'den, kuzeydeki devasa, boş ve soğuk bir bozkır olan bölgeye taşıdı ve adını Astana koydu. Dünyanın Moğolistan'daki Ulaanbaatar şehrinden sonra ikinci en soğuk başkenti olan Astana'da sıcaklıklar eksi kırk dereceyie kadar düşüyor. Yeni başkent, şık ve modern binalarıyla düz bir çayır arazisinin yanında parıldayan bir serap gibi gözüküyor:

"Bu ülkedeki modern ekonomiye ayak uydurmaya çalışan göçebe yaşam ilgimi çekiyordu. Naylon poşetlerin yapısal şekillerini yakalamak, göçebeliğe ve insanın pratik zekasına bir bakış sunmak istedim. Balıkçılar bu günlük eşyaları özelleştiriyorlar. Bu naylon poşetler buzda avlanmak için tasarlanmadı ama bu iş için elden geçirildi."

Fotoğrafçı genel olarak bir balıkçının tek başına beyaz manzaraya karşı naylon poşetlerin altında kıvrılmış olarak oturduğu fotoğraflara sanatsal bir dokunuş yakalamak istedi. Kondratyev, fotoğraflarını düzenleme sırasında manipule etti ve arka plandaki binaları ve enerji iletim hatlarını fotoğraftan sildi. Vurguyu şehirden alıp balıkçı figürlerine yoğunlaştırmak istedi:

"Bu balıkçıların naylon poşetlerle yaptığı gibi, kişinin kendisini dünyadan izole etme fikri ilgimi çekiyor. Bu yüzden arka plandaki görüntüleri çıkararak bu fikri geliştirebileceğimi düşündüm."

Geçtiğimiz Ocak ayındaki Kazakistan gezisi sırasında Kondratyev her hafta sonunu, balıkçıların nehir yüzeyindeki buzda bir delik açtığı ve kendilerini naylon poşetlerle kapladığı nehre gitti. Ulaşım zor değildi. Kırgızistanlı olan Kondratyev, Rusça bildiği için balıkçılarla kolayca anlaşabildi. Ve balıkçıların üzerlerindeki naylon poşetlerin şekliyle daha çok ilgilendiği için balıkçılar fotoğraflarının çekilmesinden rahatsız olmadı:

"Balıkçılık yaparken odaklanmaları çok yüksek ve çevreyle ilişkileri kesiliyor. Bunu tamamlayan naylon poşetle çevreden tamamiyle izole oluyorlar."

Bu izole olma hali, görenlerin bir an duraklayıp geleneklerin modern dünyadaki yerini izlemesini sağlıyor. Kondratyev'in fotoğraflarından birinde bir balıkçı nehrin üzerinde içinde balık olan iki plastik şişe ile oturuyor.

"Bu modernlik ile gelenek arasında bir çarpışma"

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!