Bu Adada İnsanlar Yok Oluyor!

Isla Coiba Adası'nada kötü bir şöhrete sahip odan hapishanedeki mahkumların ortadan yok olduğu söyleniyor.

Panama’daki Isla Coiba, mükemmel bir ıssız adanın bütün özelliklerini barındırıyor: Cam gibi berrak bir su, toz beyaz kumlar ve henüz keşfedilmemiş yağmur ormanlarının önündeki palmiye ağaçlarının saçakları... Adaya geldiğim zaman bu huzur dolu kumsalda, banyo kadar sıcak suda yüzen veya tuzla kaplanmış hamaklarda öğleden sonra şekerlemesi yapan bir avuç insan vardı.

Bu cennet adanın bu kadar karanlık bir geçmişi ve bu kadar belirsiz bir geleceği olduğunu hayal etmek oldukça zor...

Isla de Coiba’da korucuların görev yerine gelen bir dalış botu

Isla Coiba yaklaşık bir asırdır – Coiba Ulusal Deniz Parkı‘nı oluşturan koruma altındaki diğer 38 adayla birlikte – kötü bir şöhreti olan ada hapishanesine ev sahipliği yapıyor. Söylenene göre ülkenin en tehlikeli suçluları buraya gönderiliyormuş ve siyası mahkûmlar ortadan yok oluyormuş. Ada, birçok zehirli yılan ve böceği barındırması ve etrafı köpek balıklarıyla kaynayan sularla çevrili olduğu için, Los Desaparecidos (kayıp) adı verilen binlerce mahkûmun kaçmaya dair hiçbir ümitleri yokmuş.

Coiba’da insan müdahalesinin az olması, doğanın iyiye gitmesini sağlamış. 194 km kare ile Orta Amerika’nın en büyüğü olan Coiba yağmur ormanlarının yüzde 80’i bakir durumda. 2005’de hapishanenin kapanmasının hemen ardından bu ulusal park Unesco Dünya Mirası Listesi‘ne alındı.

İnsan müdahalesinin az olması, doğanın iyiye gitmesini sağlamış

Coiba’nın biyolojik çeşitliliği, bilim insanları ve doğasever gezginleri cezbediyor. Adada çok sayıda yerel memeli hayvan, kuş ve bitki çeşidi bulunuyor. Ada ayrıca, ibikli kartal ve macaw papağanı gibi nesli tükenmekte olan bazı türlerin de son sığınağı.

Galapagos Adaları'yla aynı su altı tepeciklerinin üzerinde bulunan Coiba’nın, aynı zamanda çok çeşitli bir deniz hayatı bulunuyor. Volkanik kayanın üzerinde mercanların oluşturduğu resifler var ve bu suları vatozlar, kaplumbağalar, pelajik balıklar, yunuslar, köpek balıkları ve kambur balinalar göç yolu olarak kullanıyor.

Coiba’nın beni cezbetmesinin nedeni, buranın dünyada dalış yapılabilecek en heyecan verici yerlerden biri olmasıydı. Galapagos’dan farklı olarak Coiba’da günlük turlar yapmak mümkün. Bu turlara katılan çoğu ziyaretçiyi, 20 km uzaklıktaki ana karada bir balıkçı köyü olan Santa Catalina’dan gelen insanlar oluşturuyor. Deniz parkındaki dalış noktalarının birçoğunu keşfetmek için konaklamayı Coiba korucularının merkezinde yapacağım üç günlük bir tur ayarladım.

Korucuların merkezindeki konaklama

İlk günkü dalış beni hayal kırıklığına uğratmadı. Büyüleyici papağan balığı, boru balığı, kurbağa balığı, müren balığı, lagos balığı, ıskarmoz balığı ve beyaz başlı resif köpekbalıkları sürülerine ek olarak aynı zamanda şişe burunlu yunuslar ve bir kılavuz balina sürüsü de gördük. Karada ise yerel yaban hayatının rengârenk yüzünü görme şansımız oldu.

İkinci gün, birinci günden daha hareketliydi. Sabah erken saatlerde denizi seyrederken devasa bir yolcu gemisi fark ettim. Düzinelerce yolcu gemisi çalışanının, şezlongları, gölgelikleri, havluları, su sporları aletlerini, bir barbekü çadırını ve bir barı kurmaya başlamalarıyla birlikte Coiba’nın sakin kumsalı bir anda arı kovanı gibi işlek bir hale dönüştü. Daha sonra da hız motorları gün boyunca yaklaşık 150 misafiri gemiden adaya taşıdı.

Öğle yemeği için adaya döndüğüm bir sabah dalışından sonra, Star Pride yolcu gemisinin planlandığı gibi öğleden sonra yola çıkmayacağını öğrendim. Aslında gemi, o sabah resiflerde karaya oturmuş ve gövdesinde delikler açılmıştı.

Batmakta olan Star Brightyolcugemisi

Saatler ilerledikçe, gemi fark edilir bir şekilde yan yatmaya başladı. Bir seri toplantıdan sonra kaptan, misafirlere o gece başka bir geminin gelip onları alacağını anlattı. Sahildeki sinirli kalabalıktan kaçmak için yağmur ormanında küçük bir yürüyüş yapmaya karar verdim.

Kumsalın arka tarafında bazı müşteriler bu durumu avantaja çevirerek ücretsiz yiyecek ve içeceğin tadını çıkarıyordu. Ancak bazılarının tepesi atmıştı ve diğerleri ise gemide bıraktıkları değerli eşyaları ve ilaçları hakkında endişe ediyorlardı. Bir ziyaretçi durumu yatıştırmak için sahilde gezerek gitar çalıp şarkı söylüyordu. Ziyaretçilerin güneş battıktan sonra sahile doluşan tatarcık sineklerinden veya ortalıkta gezinen timsahlardan haberleri var mıydı emin değilim.

Star Bright yolcu gemisinin ziyaretçileri

Bir gece dalışı yapmak üzere kaostan ayrıldım. Alacakaranlıkta pastel lila renkli suya daldım ve yaklaşık bir saat sonra karanlık çöktüğünde geri geldim. Adaya geri döndüğümüzde kurtarıcı gemi yolda kalan ziyaretçileri alıyordu, geminin ışıkları Panama şehrinin parıltılı silüeti gibi göz kırpıyordu.

Ziyaretçiler, ilk geldikleri gemiyi adada bırakarak gece yarısı gibi buradan ayrıldılar. Öğrendiğime göre gemi orada birkaç hafta daha kalmıştı. Ertesi günün sabahında personel geldi ve kumsalı kaplayan ve akbabalar tarafından kapışılan çöpleri topladı. İlk gün yaşadığım sakinliğe geri dönmek rahatlatıcı oldu.

Yolcu gemisi turları nedeniyle adanın popülerliğinin artması kaygı verici

Birçok kişi için adanın yolcu gemisi turları nedeniyle popülerliğinin artması kaygı verici. Kısıtlı su temini ve atık bertarafı nedeniyle adanın bu kadar fazla ziyaretçiye dayanması mümkün değil. Panama Dalış Merkezi’nin sahibi Camilo Consuegra, adayı ziyaret eden turist sayısı ile ilgili hiçbir kısıtlama olmadığını söyledi. Gecelik konaklama için izin alınması gerekiyor ancak isteyen herkes günlük turlarla buraya gelebiliyor.

Camilo; “Coiba Ulusal Parkı’nda aktiviteleri yürütme ve kontrol etme sorumluluğu tur operatörlerine bırakılıyor ki ben bunun çok büyük bir yanlış olduğunu düşünüyorum” diyor. Adadaki tesislerin bakımı, deniz rezervlerinin olduğu uzak bölgelerdeki balık avlama kontrolü ve korucuların turizm eğitimi bu güzel parkın sürekliliği için çok önemli.

Isla Rancheria, Coiba’da ıssız bir ada

Son günümüzde Coiba’nın bir diğer kusursuz adasında mola verdik: Smithsonian Enstitüsü’nün bilimsel araştırmalar yaptığı bir yer olan Isla Rancheria. Timsahlara karşı bir uyarı tabelası vardı ancak fark ettiğim en tehlikeli hayvan, kumsalda çaprazlamasına giden keşiş yengeciydi.

Artan kalabalığa ve vahşi hayata rağmen bu özel parkta teselli bulmak kolay. Geçmişte insan müdahalesi pek olmadığı için park giderek güzelleşmiş ancak şimdi bu durum, ziyaretçilerin, yerel ticaretin, bilim insanlarının, çevrecilerin ve Panama park otoritelerinin, gelecek nesillerin de keyfini çıkarabilmesi için bu şekilde kalmasını garantilemelerine bağlı.

Santa Catalina’dan Isla de Coiba’nın manzarası

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!