Boğaziçi'nin En Güzel Köyü Emirgan'da Gezmeye Ne Dersiniz?

Boğaziçi'nin en güzel köylerinden Emirgan, bahar aylarında açan Erguvan ağaçları, Çınaraltı kahveleri ve tarihi ahşap evleriyle en sıcak Boğaziçi köylerinden bir tanesi. Uzun merdivenleri, sıcakkanlı esnafları, muhteşem yalıları ve köşkleriyle Emirgan'da kısa bir tura var mısınız?

Çınaraltı Kahvesi

Yahya Kemal'in en sevdiği yerlerden bir tanesi Çınaraltı Kahvesi, baharı müjdeleyen bir simge gibi... Havalar biraz ısınmaya görsün, güneş biraz tepeden baksın Emirgan'ı Emirgan yapan sembollerden Çınaraltı Kahvesi hemen dolar...

Emirgan Sütiş

Emirgan Sütiş de tıpkı Çınaraltı Çay Bahçesi gibi, güneş yüzünü gösterdi mi dolup taşan yerlerden biri. Yer bulmak istiyorsanız sabah erken kalkın, yoksa ya kapının önündeki metrelerce kuyrukta bekleyenlerden, ya da masasının başında kuyruk varken kahvaltısını yapmaya çalışan insanlardan olursunuz!

Şerifler Yalısı

Şerifler Yalısı, Emirgan'ın en çok dikkat çeken ve bilinen yalısıdır. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kuzeyinde yer alan ve Boğaz'ın Avrupa Yakası'nda kalan bu yalının tam olarak ne zaman, kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Şerifler Yalısı'nı Mekke Şerifi Abdullah Paşa almış. Babası, İngiliz ordularının başına geçen Kitchener'ın I. Dünya Savaşı öncesi, Sudan'da görevliyken temas kurduğu ve Osmanlılar yerine Müslümanların halifesi olmasını önerdiği Hüseyin Paşa. Halife olamadı ama Ürdün ve Irak krallıkları onun soyuna teslim edildi. Boğaziçi'nin en otantik yalılarından birisi olan Şerifler Yalısı'nın duvarlarında ve tavanlarında sade süslemeler ve bahçesinde fıskiyeli bir havuzu var. Bu yalının içerisinde bir de harem bulunmakta. Harem kısmı 3 bin 250 metrekare alanlı. Yalının selamlık kısmı 1972 yılında dönemin ünlü işadamı Sait Çiftçi tarafından Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmak üzere bağışlanmıştı. Geriye kalan yalının selamlık kısmı ise varisler anlaşamadığı için 35 yıldır boş.

Emirgan Camii

Emirgan Camii, Şerefler Yalısı'nın hemen yanında bulunur ve Boğaz'ın en büyük camisidir. I. Abdülhamit tarafından yaptırıldı. Daha sonra II. Mahmut camiinin onarımını üstlendi. Aslında bu onarımdan çok yeniden inşa etmekti.

Caminin kendisi taş, çatısı ise kiremit taşlı, ahşaptır. Kahvenin hemen yanında duran sekizgen şekilli çeşme de camii ile birlikte külliyenin bir parçası olarak yapılmış. I. Abdülhamit bu külliyeyi, çocukken ölen oğlu Mehmed ile annesi Hümaşah Kadın anısına yaptırmış. Külliyenin diğer binalarından günümüze bir şey kalmamıştır.

Atlı Köşk

Sabancı ailesine ait olan Atlı Köşk artık bir müze. İş adamı Sakıp Sabancı'nın vefatından sonra başta resimler olmak üzere ailenin topladığı çeşitli sanat eserleriyle bu köşk bir müze haline getirildi. Köşke ''Atlı Köşk' adını verdiren at heykeli, eskiden Moda'da Mahmud Muhtar Paşa'nın köşkünün bahçesinde dururdu. Bu köşk şimdi Kadıköy Kız Lisesi olarak biliniyor.

Hidiv İsmail Paşa Yalısı

Atlı Köşk'ten kuzeye doğru ilerlerseniz sizi hemen Hidiv İsmail Paşa'nın yalısı karşılıyor. Zamanında köşklerin bulunduğu topraklar miri araziyken Sultan Abdulaziz, İsmail Paşa ile olan dostluğunun nişanesi olarak bu köşkün arazisini hediye olarak veriyor. İsmail Paşa, araziyi alınca derhal ahşap bir yalı yaptırıyor ve bu yalı Boğaz boyunca dizilmiş en büyük ve en gösterişli yalı oluyor. Sonraları ahşap yalı yanıyor. Hediye olarak verilen arazi sadece deniz kenarı değil, içeriye doğru yükselen korulukla beraber hediye edilmiş. İsmail Paşa koruda Beyaz Köşk, Sarı Köşk ve Pembe Köşk isimleriyle bilinen üç ahşap köşkü de yaptırıyor.

Beyaz Köşk

Koruda bulunan üç köşkü Çelik Gürsoy restore ediyor. Ve köşkler İstanbul halkının hizmetine açılıyor. İsmail Paşa'dan ve yangından sonra mülkiyet hakkı, Safvet Lütfi'ye geçmişti. O da belediyeye sattı. Şimdi ise köşklerin sahibi belediye.

Emirgan Korusu

Emirgan'ın deniz manzaralı bu küçük ormancığı, Yıldız Parkı'ndan daha ufak olmasına rağmen içinde üç köşk, bir de havuz barındırıyor. Her rengin bulunduğu bir cennet bahçesi burası; arılar, kırmızılar, beyazlar mı istersiniz, yoksa pembeler, morlar, capcanlı turuncular mı? Hepsi var burada. Her bir köşesi ayrı cezbediyor insanı rengarenk çiçekleri ve ağaçları ile. Genellikle insanlar uçsuz bucaksız bir halı gibi uzanan çiçekler arasında gezinmek, düğün fotoğrafı çektirmek için gidiyor ama Emirgan Korusu kahvaltı yapmak için gidebileceğiniz huzurlu yerlerden biri. Haftasonu öğlene doğru çok kalabalık olabiliyor, bu yüzden buraya da erken gitmeniz çok daha iyi olur.

Emirgan Korusu nerede?

Sarıyer'de yer alan Koru, Beşiktaş-Sarıyer sahil yolu üzerinde bulunuyor. Sahildeki Sakıp Sabancı Müzesi'nin sırtlarında uzanıyor.

Emirgan Korusu'na nasıl gidilir?

Otobüsle gelecekseniz Mecidiyeköy'den 29Ş'ye, Kabataş'tan 25E, 40T ve 22RE, Beşiktaş'tan sahil yolundan Sarıyer yönüne giden otobüslere, Taksim'den 40, 40T ve 42T'ye, Zincirlikuyu'dan 40B'ye binebilirsiniz.

Güzel havada keyifli bir yolculuk yapmak isterseniz deniz yolunu tercih edebilir, İDO'nun Emirgan seferlerini kullanabilirsiniz.

Arabayla denizin kokusunu içime çeke çeke geleceğim diyorsanız Beşiktaş-Sarıyer sahil yolunu kullanarak Sabancı Müzesi'nin yanındaki tabelaları takip edin.

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!