Ayrı Düştüğümüz Yakın Akraba Vizesiz Saraybosna

Bosna Hersek'in masalsı başkenti Saraybosna ancak yakınına gidip ellerini tutunca açar size kalbini. Anlatacak hüzünlü hikayeler kadar geleceğe dair umutlar da barındırır içinde.

Şehrin hemen girişinde pırıl pırıl akan Miljacka Nehri üzerindeki şık köprüler karşılar sizi Saraybosna'da. İslam, Ortodoks ve Museviliği bir arada tutmak için çok bedeller ödemiştir buranın insanı yıllarca...

Şehirde ilk durağınız Viyeçnitsa Kütüphanesi olmalı. Şehrin bu çok kültürlü tarihini saklayan içinde 6 milyon kitap ve arşiv belgeleri bulunan bina, savaşta tamamen yanmış. İki yıl önce yeniden hizmete açılmış, ancak ülkenin hafızası o yangında kül olmuş. Nehrin hemen karşısındaki ‘İnat Evi‘ ise dudaklarınızda hoşgörüye dair bir gülümseme bırakabilir yine de.

Boşnaklar'ın nasıl inatçı insanlar olduğunun adeta canlı kanıtı bu sevimli yapı. 1935 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Saraybosna’yı kuşartır. İşgal eder etmesine ama her konuda ikna etmesi öyle de kolay olmaz elbette. Şimdilerde Milli Kütüphanenin olduğu yere görkemli bir belediye binası yapılmak isteniyor imparatorluğun şanına yakışan. Tam da inşaat sahasında olan bu küçük evin sahibini ikna edemiyor bu koca imparatorluk. Sonunda mal sahibi verirsin vermezsin derken koca bir kese altına ikna oluyor, ancak bir şartı daha var. Tamamı tuğladan yapılmış bu bina sökülüp nehrin tam karşısına yeniden yapılıyor. O gün bugündür İnat Kuca şimdi milli kütüphane olan bu yapıya ve nehre bıyık altından hafifi bir gülümsemeyle göz kırpıyor:)

İnat da bir muratmış deyip gülümseyerek yolumuzu Başçarşı’ya çeviriyoruz hemen. Kendinizi 60’ların Türkiye’sinde yürürken hissedebilirsiniz, dikkat! Başçarşı’da kendi ülkenizdeymiş gibi rahat dolaşabilirsiniz. Hemen her esnaf Türkçe bilir, tabelaların çoğunda Türkçe yazar zaten. Alışveriş için daha çok yeme içmeli şeyler önerebilirim bu sebeple. Başçarşıyı boydan boya geçerken kuru et ve yöresel peynir çeşitlerini yerinde görmek ve tatmak isterseniz eski devlet binalarını andıran heybetli yapı Gradska Trznica’ya mutlaka uğrayın

Başçarşı içindeki Gazi Hüsrev Bey Camisi ve Türbesi hala çok güzel, görmeden geçmek olmaz. Okuma yazma oranı oldukça yüksek olan bu şehir parklarında, etrafı meraklı kalabalıklarca sarılmış satranç oynayan amcalar görünce şaşırmayın sakın. Çok kültürlü bu şehri her renkten her gelenekten birazcık lezzet almış ve bunu enfes bir biçimde harmanlamış. Nüfusu yalnız 1 milyon olan bu başkent, bu ülke bu coğrafya çok daha iyisini hak ediyor.

Saraybosna’ya nasıl gidilir?

Thy’nin ve Pegasus Havayolları'nın her gün tarifeli uçaklarıyla gitmek mümkün. Bosna Hersek, Türkiye’den vize istemediği için yalnızca pasaportunuzun 6 aylık geçerlilik süresi olması yetecektir. Havaalanından şehir merkezine şehrin meşhur tramvaylarıyla ulaşabilirsiniz. Avrupa’da ilk dünyada ise ikinci tramvayın Saraybosna'da başladığını biliyor muydunuz?

Mutlaka görün, tadın, yaşayın:

#Sönmeyen Ateş Anıtı: İkinci Dünya Savaşı'nı simgeleyen bu anıt 7/24 hiç sönmeden yanıyor. 1945’te Yugoslavya’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından Boşnak, Sırp, ve Hırvatlar'ın kardeşliği adına yakılmış. Yalnız 1991-1993 arası sönmüş malum savaş yüzünden. Şimdi yine gürül gürül yanıyor ne güzel. İçimizdeki dostluk ateşimiz hiç sönmesin dilekleriyle mutlaka gidin, görün, avuçlarınızdaki dostluk sıcaklığını hissedin.

#Tarihi 1565’e uzanan Latin köprüsü. I. Dünya Savaşı'nın tam da başladığı nokta. Avusturya Macaristan veliahtı suikaste uğruyor, zincirleme olaylar ilk dünya savaşını başlatıyor. Hatırla ortaokul tarih dersini. Bu köprüyü köprüdür diyerek geçme işte, ona göre.

#Aliya İzzetbegoviç Bosna Hersek'in ilk devlet başkanı. Nam'ı diğer Bilge Kral. ‘Tarih sahnesinden silinmekte olan Bosna’yı ayakta tutmayı başarmış, küllerinden yeni bir devlet ve daha şuurlu, daha çalışkan bir millet doğurmuş olan bir tarih abidesidir.’ denmiştir hakkında. Aliya İzzet Begoviç kabrini biraz hızlı bir tırmanışla çıkıp hem şehri tepeden selamlamak mümkün bu şehre gelmişken.

#Başçarşı Meydanı'ndaki coşkuyla akan çeşmelerden su içmeli. Bu şehre yeniden gelmek istiyosanız eğer. Zira bu çeşmeden bir kere içen dönermiş yine mutlaka buraya tekrar

#Cevapcici köfte, bey çorbası, klepe , külde pişirilmiş Boşnak böreği... Hepsi enfes. Ama bol yoğurtlu Boşnak mantısının tadı hafızanızda çok daha derin izler bırakacak lezzette. Sakın atlamayın.

# Belgrad Saraybosna arası enfes odun ateşinde tandır yapan yol kenarı restoranlar var. Birinde mutlak duraklamalısınız. Yalnız enfes Balkan etlerinden tandırın değil, balık çorbasının da tadına bakmalısınız. Biraz mercimek ve bulgur ilave edilmiş bizdeki ezogelin benzeri ama balık eti de ilave edilmiş çorbaya mutlaka bir şans verin.. Lezzetinin yanı sıra besleyiciliğinden söz etmiyorum bile.

#Başçarşı içindeki kahveciden Boşnak kahvesi alın. Bizim alıştığımıza göre biraz iri taneli ama enfes içimli bu kahveyi bir kez sırt çantana attınız mı yol boyunca mis gibi kokan kahve kokusundan bile müthiş bir keyif alacaksınız

Saraybosna’dan Mostar'a doğru yola çıkınca fotoğraf makinenizi ve algılarınızı çok açık tutun. Çünkü hayatınızda göreceğiniz en güzel nehirle, Neretva ile karşılaşacaksınız. Turkuaz suları coşkuyla akan bu nehir size mutlaka bu topraklara yeniden gelmek için en sağlam bahaneyi sunacak zaman geçtikçe. Gözünüzde berrak mavi suların ışıltısı, kalbinizde izi kalmış Saraybosna. O ihmal ettiğiniz uzak akraba gönüllerinize girmiştir artık. Hep özleyeceksiniz...

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!