Avrupa Kapılarının Anahtarı Türkiye'ye Veriliyor

Bu sonunda Türk vatandaşlarının gerçek anlamda "seyahat özgürlüğü"ne sahip olacağı anlamına mı geliyor?

Göçmen krizine çözüm getirmek amacıyla Brüksel’de yapılan anlaşma doğrultusunda “Avrupa kapılarının anahtarları” Türkiye’ye veriliyor.

• Avrupa Birliği Yunanistan’da karaya çıkan tüm göçmenleri geri alması karşılığında Türkiye ile anlaşma yapıyor.

• İnsan hakları sicili ve mültecilerin tedavisi konusunda Türkiye'ye yapılan eleştiriler planı yasadışı hale getirebilir.

• Avusturya’nın İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner’a göre anlaşma son derece ciddi.

• AB, insan hakları konusunda ciddi ihlallerine rağmen, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile anlaşmayı uzun süre gerçekleştirmeye çalıştı.

Avrupa Birliği liderlerinin Yunanistan’da karaya çıkan tüm göçmenleri geri alması karşılığında Türkiye’ye anlaşma teklif etmeye hazırladığı plan eleştirilere maruz kaldı.

Avrupa Birliği liderleri, Türkiye’nin Yunanistan’da karaya çıkan göçmenleri geri alması karşılığında 4.7 milyar Euro vermeye ve 77 milyon sivil vatandaşın Avrupa Kıtası'na vizesiz girmesine imkan sağlayacak düzenlemeler hazırlıyor. Fakat Müslüman halkın insan hakları sicili ve mültecilerin tedavisi konusundaki kaygılardan dolayı, planın Avrupa ve Uluslararası hukuk çerçevesinde yasa dışı bir duruma getirebileceğine yönelik muhalefet gittikçe artıyor. Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan anlaşmanın son derece önemli olduğunu dile getirdi. Bakan Johanna Mikl-Leitner, toplantı için gittiği Brüksel'de, "Ben ciddi bir şekilde kendimizi ve değerlerimizi ciddiye alıp almadığımızı ya da bunları denize atıp atmadığımızı merak ediyorum" dedi.

David Cameron'da dâhil olmak üzere liderler Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Pazartesi günü öğle yemeğinde basın özgürlükleri hakkındaki endişelerini dile getirdiler.

Avrupa Parlamentosu’nda liberallerin lideri Guy Verhofstadt yapılan anlaşmayı, "Sorunlarımızı dışarıdan destek alarak çözüme kavuşturduğumuz anlaşma" olarak belirtti. Verhofstand, "Aslında Türkiye'nin ellerine, Osmanlı İmparatorluğu'nun halifelerine, belki benim bile tabir etmem gereken şu şekliyle; Sultan Erdoğan'a Avrupa kapılarının anahtarlarını verdiğimiz bir anlaşma" şeklinde konuşmasına devam etti.

Geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu'nun insan hakları konusunda kendisine 'Ciddi ihlalleri' bulunduğu uyarısı yapan ve iğneleyici bir rapora rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Avrupa Birliği tarafından anlaşma gerçekleştirilmeye çalışıldı. Brüksel’deki yetkililer, yargı sisteminin içini boşaltan hükümeti suçladılar ve suç teşkil eden davalarda gazetecilerin nasıl yargılandığının altını çizerek belirttiler. Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Johannes Hann, geçtiğimiz yıl boyunca yaşanan kayda değer ihmallerin, ifade ve toplanma özgürlüğünün yanı sıra yargı bağımsızlığını da etkilediğini ifade etti.

Kasım ayında yayınlanan raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım süreci ve Avrupa standartlarına karşı koyan iç eylemleri nedeniyle duraksamaya alındı. Gazetecileri ve yazarları suçlayıcı davaların, medya kuruluşlarına gözdağı vermenin ve İnternet Yasası'nda yapılan değişiklerin altı çizildi. Geçtiğimiz Cuma günü emniyet güçleri, hükümeti eleştiren ve en çok satan bir gazete olan Zaman gazetesinin bürolarına baskın düzenledi.

Geçtiğimiz günlerde ana yolların kapatılması nedeniyle, Yunanistan’dan Makedonya’ya ulaşan göçmenlerin, Avrupa’ya geçmek için daha zor güzergâhları kullanmaya girişeceği korkuları çoğaldı. İtalya’da göçmenlerin Adriyatik’i geçerek ülkelerine ulaşabileceği korkusu hâkimken, dağlık arazi yapısı nedeniyle göçmenlerin öncelikle tercih ettikleri yer olan Arnavutluk ise, insanların yeni bir akışı için planlar yapıyor.

Türkiye’nin Avrupa Birliği'nden sorumlu bakanı, kendilerinin geri alacağı göçmen sayısının yüz binlerce ya da milyonlardan ziyade 'Binlerce' olacağını belirtti. Yunan adalarına ulaşan ya da Ege Denizi’nde durdurulan insanlar Türkiye’ye geri gönderilecek fakat anlaşma çoktan orada olanları kapsamayacak.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra'ad Al Hussein şu şekilde açıklama yaptı: “Avrupa Birliği’nin Türkiye ile taslak düzenlemesi…Yasa dışı olan toplu ve isteğe bağlı ihraç edilmeler dahil birçok ciddi konuda kaygılar yükselmektedir. Sınır kısıtlamaları, Uluslararası ve Avrupa Hukuku ihlali yapan her bireyin koşullarının belirlenmesine izin vermez.”

Anlaşmaya göre Avrupa Birliği, Türkiye’nin geri alacağı her Suriyeli takasında Türkiye kamplarından doğrudan bir Suriyeli mülteciyi yerleştirecek.

Fakat AB 6 aylık dönem başkanlığını yürüten Hollandalı Göç Bakanı Klaas Dijkhoff, bunun kalıcı bir mekanizma olmadığını geçtiğimiz gün belirtti. Dijkhoff; “Birebir geri kabul ve yerleştirme olduğunu düşünüyorum, bu geçici bir durum. Daha sonra Türkiye ile sorumluluk paylaşımı hakkında daha kalıcı bir yerleştirme planı üzerinde konuşmak gerekecek" dedi

AB liderleri, Başbakan Davutoğlu ile önümüzdeki hafta Brüksel'de AB-Türkiye anlaşmasının nihai şeklini vermek için bir araya gelecek.

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!