29 Manevi Seyahat Deneyimi

Dünyanın dört bir yanından manevi duygularınızı uyandıracak 29 seyahat deneyimi sizin için.
Ucuz Bilet Bulunuyor...

Le Mont-Saint- Michel, Fransa

Burada görecek çok şey var.

Kasabanın tepesinde kilometrelerce öteden görebileceğiniz Mont Saint Michel Manastırı bulunuyor. Kiliseyi keşfetmeye başladığınızda görülecek pek çok şey ve günün farklı saatlerine bağlı olarak şahane ışıklarla çekilecek olağanüstü bir sürü fotoğraf var.

Bu küçücük noktada; restoranlar, oteller, dükkanlar ve evler bulunuyor. Eğer güzel bir gündeyseniz teraslardan birine oturun ve cüzdanınızı epey boşaltacak da olsa yerel lezzetlerden birisi olan omletin tadını çıkarın!

Sabah gidebildiğiniz kadar erken gidin, zira bu nokta oldukça popüler ve ziyadesiyle kalabalık bir yer!

Voskresenia Khristova Kilisesi, St. Petersburg, Rusya

Parlak güneş, büyük şehir...

Yaz sonu, St. Petersburg'u oluşturan 42 adayı keşfetmenin tam zamanı diyebiliriz. Gün, 23:00’da bile batmamış olur ve gece hayatı orada olanları ayakta tutar. 31 Temmuz’da, limanda Denizcilik Günü partisi kutlanır, denizciler sokaklara akın eder ve çılgınlar gibi eğlenirler.

Bom Jesus, 4715 Braga, Portekiz

Sadece yerlisi bilir.

Airbnb'de yaşayan yerli bir kadının evinde konaklamak, Braga'yı keşfetmemiz için büyük bir şans oldu. Kadın bize çat pat fakat yeterli İngilizcesiyle, şehrin dışındaki çok güzel bir kiliseyi anlattı. Oranın kaçırılmaması gereken bir yer olduğunu söylerken, gözlerindeki ışıltıyı görene kadar ikna olmamıştım.

Otobüsün gelmesini 20 dakika bekledikten sonra bir tepenin ucuna kadar kıvrımlı bir yolda yavaşça seyahat ettik. Tepeye vardığımızda indik ve Bom Jesus’a doğru uzun ve zorlu bir yolculuğa çıktık.

Merdivenleri tırmana tırmana, bu fotoğrafın çekildiği yere geldik. Bu noktada arkanızı döndüğünüzde Braga’nın, bizim bu kiliseye geldiğimiz yoldan çok daha fazlasını, geniş ve muazzam manzarasını göreceksiniz.

O gün hava yağmurluydu ve her canlıyı sırılsıklam etmişti. Havayı, yosun kokusu ve merdivenlerden akan suyun sesi kaplamıştı. Bu simetrik merdivenlerin her köşesi özel bir bahçeyi veya oyulmuş harfleri gösteriyordu.

ST. Jeronimos Manastırı Lizbon, Portekiz

Portekiz’deki kiliseler bir şekilde eşsiz güzellikle şatafatlı, fakat havalı veya gösterişli değildirler. St. Jeronimos Manastırı’nın, Rönesans ve Gotik unsurların karışımı olan bir stili vardır. Yapı mimari olarak, Rönesans süsleriyle dekore edilen ana girişi ve kilise kolonları Gotik tarza yakındır.

Westminster Manastır Müzesi Londra, İngiltere

Westminster Manastırı'nın büyüleyici camları...

Westminster Manastırı’nın güzel kemerleri ve kubbesi, renkli camlarını çevreler ve güneş ışığı düştüğünde daha güzel bir görüntü oluşturur.

Ayasofya, İstanbul, Türkiye

Bu yapı, ilk etapta Hristiyan kilisesi olarak inşa edilmişti ve 15. yüzyılda camiye çevrildi. Bu fotoğraf, insanın gerçekten iç mekânın genişliğine ve kubbeli tavanına hayran kalacağı yerden çekildi.

Saint Vitus Katedrali Prag, Çek Cumhuriyeti

ST. Vitus Katedrali'nin ön cephesinden.

Prag’da bulunan büyük St. Vitus Katedrali görülmeye değer bir yer. Dışarıda alanın yetersiz olması güzel fotoğraf çekmeyi zorlaştırıyor, bu yüzden detayları çok yakın almak zorundasınız.

Şaşırtıcı olan ise, bu yapının çok önce yapıldığını düşünseniz de, bu ön cephe 1920’de heykeltıraş Vojtěch Sucharda tarafından oluşturulmuştur.

Hopperstad Çıta Kilisesi Aurland, Norveç

Norveç'teki çıtı kiliseler.

Yüzüklerin Efendisi’nden Rohan Krallığı'nın binasını andıran Norveç’in çıta kiliseleri, etkileyici bir biçimde Viking tarzı muhteşem ustalığın özelliklerini taşıyor ve insanın manevi düşüncelerini uyandırıyor. Norveç ziyaretimizde bu Hopperstad, Urnes’de (Lom) bulunan kilise de dahil olmak üzere birkaç çıta kiliseyi ziyaret ettik.

Kraków, Polonya

Yanlışlıkla St. Mary Kilisesi'ne dalmak.

Akşamüstü Krakow’da, rastgele ana çarşıdaki caddeleri ve sokak aralarını geziyorduk. Taş binanın yanında bir kapıdan insanların içeri girip çıktığını fark ettik… Onların da farklı turist görünümleri vardı. İçeride ne olduğuna kendimiz bakmaya karar verdik. Sokağın bir köşesinde hiçbir özelliği olmayan bir kapıdan girip bununla karşılaştığınızı hayal edin.

Kazara St. Mary Katedrali'ne, kuleleri çarşının üstünde olan bir katedral, daha önce görmeye vakit ayırmadığımız bir yere girmiştik. Ağzımızın suyu abartısız aktı! Hayatımda yaşadığım en mutlu edici sürprizlerden biriydi.

Votiv Kilisesi Viyana, Avusturya

Avusturya Viyana’da Votiv Kilisesi’nin (Votivkirche) iç kısmı. Bu ihtişamlı boyanmış camlarıyla tamamen baş döndürücü gotik kilise, Viyana’da görülmesi gereken bir yer.

Sistina Şapeli, Vatikan

Sistine Tapınağı, Mikelanjelo'nun başyapıtı.

Dünyanın en büyük kilisesini gezdiğimde iki duygu hissettim; canlı ve şanslıydım. Fakat Rönesans sanatının örnekleri altında yürüdüğümde, tanımı ve sınırı olmayan bir duygu içerisindeydim. İncil'de insanoğlunun yaratılış anlatımı, çöküşü ve kurtuluşu, başımın üstündeydi ve anladığım kadarıyla bu bir mucizenin ürünü.

Küçük kilise tavanına nakışların yapılması büyüleyici... Bu bir ilahi konsantrasyon çalışması. Burayı görmek yapılacaklar listesinde ilk sırayı almalıdır!

Carmo Harabeleri Lizbon, Portekiz

1 Kasım 1755’te, kral ve ailesi, Lizbon’un yüzlerce sakiniyle beraber Carmo Katedrali’nde 9:00 ayinindeydi. Kutsal bir gündü. Dakikalar içinde yer sallanmaya başladı ve yıkıcı deprem tarihi başkenti yerle bir etti. Sonrasında tsunami vurdu ve yangın başladı. Yangın üç gün sürdü. Binlerce Lizbonlu depremde can verdi.

Kocamla Lizbon’u ziyaretimizde, Bairro Alto bölgesinde, Carmo Kilisesi’nin harabelerini keşfettik. Kayaların ve camların altında o kadar insanın vefat ettiğini düşünmek üzücüydü. Şu an harabeler, kasırganın vurduğu yerde, bir müze olarak sergileniyor. Faciadan önceki 14. yüzyıl katedralini görüntülemeye çalıştım.

Bairro Alto bölgesinin üstüne çıkmak için Santa Justa Asansörü’ne bindik. Bu kozmopolitan şehrin tepeden görüntüsünü kaçırmamalısınız. ‘Lisboa Card’ kullandık, giriş ücretinde %20 indirim yapıldı ve asansöre bedava bindik. Kartı tüm Bilgi merkezlerinden satın alabilirsiniz. Biz Avenia Liberdade’nin sonundaki merkezden aldık (Kart, metrolara, otobüslere, tramvaylara ve asansörlere bedava binme imkânı sağlıyor ve birçok müzede indirim yaptırıyor).

Müzeden sonra, öğle yemeğimizi, 17. Yüzyıl manastır bira fabrikasından müzeye çevrilen, Cervejaria de Trinidade’da yedik. Portekiz yemekleri çok lezzetliydi. Bu gezide gerçekten eğlendik.

Christ Kilisesi Oxford, İngiltere

Oxford'un her köşesi tarih...

Oxford, her köşesindeki tarihi ve etkileyici mimarisi ile büyüleyici bir şehir. Londra’ya sadece bir saatlik tren yolculuğu mesafesinde, mükemmel bir günlük gezi yeri. Şehir, her köşesindeki yardımcı haritalarıyla tam yürümelik. Gitmeden önce, her yere giriş biraz pahalı olabileceğinden ötürü, hangi okulu ziyaret etmek istediğinize karar verin (Yoksa biraz tuzlu olabilir).

Christ (İsa) Kilisesi Koleji’ne giriş ücreti 7 Euro ve buna değer. Kampüsün, özenle hazırlanmış katedralinden geniş avlusuna kadar her yeri güzel. En iyisi ise buradaki görkemli büyük salonunun Harry Potter filmlerindeki akşam yemeği salonu olması. İsa Kilisesi için en iyi ziyaret vakitleri sabah veya öğleden sonra, çünkü öğrenciler yemek yiyebilsinler diye salon öğle yemeği vaktinde kapalı oluyor!

St Andrews Katedrali, İngiltere

Kuzey Denizi'nin kıyısındaki Orta Çağ'a ait kalıntılar.

Sıkça “İskoçya’nın en büyük katedrali” denen St. Andrews’ün Orta Çağ'a ait kalıntılarının, Kuzey Denizi’nin kıyısında yine aynı isme sahip şehrinde, gece veya gündüz olağanüstü manzarası var.

Burada ikamet ettiğim günlerde şehir, golf ve muazzam romantizmiyle ünlense de, ben gün doğumunda ve gün doğumundan hemen önce alacakaranlıkta ziyaret etmeyi tercih ettim. Bu zamanlarda, katedralin kalıntıları günün ortasında tamamen farklı bir şekilde, ne yazık ki rahatsız edici bir yer halini alıyor.

Katedral üzerinde, Bishop Arnold tarafından 1160’ta başlatılan çalışma 150 yıl sürmüş. Bu çalışma iki kez yapılmış; 1272'de yapılan ilk çalışmada çıkan fırtına, katedralin ön batı tarafını yıkmış ve yine, 1296 ve 1307 yılları arasında İngiltere’nin İskoçya’yı harap ettiği Özgürlük Savaşı'nda tahrip edilmiş. Sonunda, 1318’de Kral I. Robert’in zamanında tamamlanmış ve o zamandan beri İskoçya’nın en büyük kilisesi.

Bugün, bu nefes kesici kilisenin ufak kalıntıları var. Fakat bu bile ziyaretçilere dini güzelliğini ve mimari yüceliğini hayal ettirmeye yetiyor. Ocak ayında, kalıntılarda gün doğumu gerçekten olağanüstü... Planınızı bir şekilde, buna göre yapın.

Notre Dame Katedrali Paris, Fransa

Kim Paris’e gidip de Notre Dame’ı ziyaret etmez ki? Ile de la Cite’deki Notre Dame Katedrali, Paris’in önemli cazibe ve dini alanıdır. Paris’e gelen ve Paris’ten geçen tüm yollar katedralin önünden hesaplanmıştır.

Kilisenin yapımı, 1163’te başlamış ve 1345’te tamamlanmıştır. Avrupa’da kemerli payandaların kullanıldığı ilk Gotik katedrallerden biridir. Katedrali gezerken sesli kayıt rehberlerini kullanabilirsiniz. Ön cephesi büyük aslan ağızları ve heykellerle dekore edilmiştir.

İçerisi geniş ve zariftir. Girişin hemen sağında kiliseye ismini veren “Our Lady of Paris – Paris’imizin Hanımefendisi (Notre Dame de Paris)” heykeli var. Yüzlerce yıl önce katedralde Paris’in kralı ve halkıyla olduğumu hayal etmeye çalıştım. Bu tarihi katedralin güzelliğiyle büyülenmiştim.

Notre Dame’in çanına çıkan güney kulenin 387 merdivenini çıkın. (Çan “Notre Dame’ın Kamburu” filminde meşhur olmuştu.) Katedral’in önünde, Crypte Archeologique izlerini görürsünüz. Müze 1. yüzyıldan Orta Çağ zamanlarına kadar Paris şehrini sergiliyor. Muhteşem bir yeraltı deneyimi olur.

Her yıl yaklaşık 13 milyon ziyaretçi Notre Dame’ı geziyor. Paris’i her ziyaret ettiğimde, Notre Dame’ı listeme alırım. İlla ki görülecek yeni bir şey olur. Tam gezilecek yer!

Almudena Katedrali Madrid, İspanya

Kraliyet Sarayı’na giriş için bir vatansever olarak 10 Euro giriş ücreti ödedikten sonra, avlu kapılarının yanında Almudena Katedrali’ni göreceksiniz.

Bu kilisenin yapımı, ilk olarak Kral II. Philip tarafından 1561’de istenmiş, fakat yapımı 1868’e kadar onay alamamış. Evet, gerçekten Kral Philip isteğinin yapıldığını asla görmemiş.

Kilisenin inşası 1883 yılında sonunda başlamış, fakat bir yıl sonra Madrid, Papa XII. Leo sayesinde piskoposluk bölgesi olmuş ve en basit bir kilise bile katedrale çevrilmemiş.

İnşası devam eden katedralin 1944’te, yapının Neo-gotik tarzı, Kraliyet Sarayı’nın neo-klasik tarzıyla uymadığı için, yapımı durmak zorunda kalmış. Bu noktaya ancak 383 yılda gelinmiş. II. John-Paul tarafından 1993’te kutsanan katedral, sonunda yeniden düzenlendikten sonra tamamlanmış.

Kylemore Manastırı & Muhafazakar Duvarlı Bahçe Galway, İrlanda

Galway benim için en iyi eyalet olmalı, Connemara’dan geçerken Kylemore Manastırı’na uğramak çok büyük bir zevkti. Oraya gittiğimizde mimarinin güzelliğine bayılmıştım. Dublin’den arabayla yola çıktığımız için sevindim, yol çok uzun değildi, yaklaşık 3,5 saatti ve buna değdi.

Santorini- Santorini, Yunanistan

Veranda sihri...

Bir kızın Santorini’ye gezisini planladım ve kiralık Riva Villa’yı keşfettim – deniz kıyısında iki otel odasına ayrılmaktan daha ucuz.

Gidip o güzel kalderayı – su dolu krater- gören özel verandayı keşfettiğimizde oradan ayrılmanın zor olacağını biliyorduk. Bu kalderayı oluşturan volkanik çöküntünün kayıp şehir Atlantis’in, bir zamanlar olduğu yerde oluştuğuna dair söylentiler var.

Saint Paul Kilisesi Strasbourg, Fransa

Burası Strazburg: Saint Paul Kilisesi.

Strazburg gerçekten Fransa’da mı? On yıl önce bir dönem burada yaşadım, Paris’in sadece 2 saat doğusunda olmasına rağmen, Strazburg çok farklı, çok özel gözüküyor. Bu farklılığı Almanya’ya olan yakınlığı oluşturuyor olmalı veya Fransız kültürüyle oluşan karışım, Strazburg’u kendisi yapıyor.

Hagios Demetrios Selanik, Yunanistan

Yunanistan'ın en büyük kilisesi.

Hagios Demetrios, Yunanistan’ın en büyük kilisesi olarak bilinir. İçi diğer Avrupa kiliseleri kadar büyük gözükmese de, yapının geri kalanı ve zemini, tarihi süreci ardı sıra ve üst üste örtüşerek tasvir ediyor. Hristiyan el işçiliğinin izlerini ve bazı kalıntılarını bulabilir ayrıca tarihi eserleri görebilirsiniz.

Orval Abbey Florenville, Belçika

Eski Orval Manastırı'nın kalıntıları.

Şu anki Orval Manastırı’nı ziyaret edemezsiniz, fakat ufak bir ücret karşılığı Orval Manastırı’nın kalıntılarını ziyaret edebilirsiniz.

12. yüzyılda, Gaume Ormanı'nda izole olan katı kurallı manastır, Avrupa’nın en ünlü ve en zengini oldu. Manastır hayatı üzerine çekilen bir filmden sonra, 14. yüzyıl manastırı ve 18. yüzyıl mahzenlerine turlar düzenlenmeye başlandı. Monks İlaç Müzesi’nin önündeki şifalı otlar bahçesine dikkat edin. Yıkık 12. yüzyıl Notre Dame Kilisesi, yeşillikle çevrili Mathilda Çeşmesi’nin yanındadır. Kuzey transeptteki (Haç şeklindeki kilisenin yan kolları) gül pencereye ve Romanesque’e dikkat edin.

Ziyaret etmek için harika bir yer. Akşam 6.00’da servise başlayan restoran geniş bir akşam yemeği menüsü sunar. Manastırda siz Orval birasının keyfini sürerken, sandviçler yerel jambondan ve Orval peynirinden yapılır. Bira, peynir ve meyve reçeli gibi diğer yerel yiyecekler manastır dükkanından ayrıca satın alınabilir. Dini motifler de satın alınabilir.

Manastırın yanında gece konuk evinde kalma imkanı da var. Genç yaşlı, kadın erkek, tek başınıza, aile veya grupla kalabilirsiniz.

Monastero di Santa Chiara Assisi, İtalya

St. Francis, sağlıklı ve onu maddi varlıktan vazgeçiren, fakirlik yemini ettiren ruhsal bir bilinçle doğmuş. Az bilinenleri ise, uyanışından önce oldukça çapkın bir erkek olduğudur. Asker olduğuna değinmiyorum. İki savaşta görev almış ve esir düşmüş. Sonrasında tüm bildiğimiz, hayvanlara konuştuğu ve doğayla –saygısının yanında- iletişim kurduğu.

Ayrıca Poor Clares’in emrini (Bu tapınağın) bulmak için her şeyden vazgeçen Clares’e aşık olmuş olabilir. Clares, Fransiskan öğretilerini topladı ve kendi -kadın emrini oluşturdu. Aralarında duygularından başka hiçbir zina -neredeyse bin yıl öncesinde olmasına rağmen- asla olmadı ve bu sıkı dostluk o zamanlarda devrim niteliğinde bir anlaşmaya ön ayak oldu.

Cologne Katedrali Köln, Almanya

Geçen sene Noel panayırı için gittiğim ziyaretimden bu yana Cologne (Köln), benim favori Alman şehirlerimden birisi oldu. Yaz ve kış ziyaretime baktığımda, kışın gezmek ve rahatlamak oldukça zor gözüküyor.

Notre Dame Katedrali, Tournai, Belçika

Tournai, cumartesi öğleden sonrasını geçirmek için en harika yer. Muhteşem Notre Dame Katedrali’ni ziyaret edin, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi'ne aldığı Belfry’e çıkın veya meydandaki kafede kahvenizi için. Diğer ziyaret için sabırsızlanıyorum.

Notre-Dame Kilisesi Bayeux, Fransa

Avrupa’daki en iyi katedral gezilerinden birini yaşayın. Bayeux’a duvar halısı bakmaya ve ilgi çekici yerleri keşfetmeye gittik ve bulduklarımıza inanamadık. Eğer Normandiya’ya giderseniz bu şehri atlamayın. 70 metrelik duvar halısı Hasting Savaşı'nı ve bu muhteşem katedrali betimliyor.

Córdoba Katedral-Camii, Córdoba/ İspanya

Fas ve Hristiyan mimarisi bir arada.

Sayısız seyahat kitabında gördükten sonra Cordoba’daki Mezquita-Catedral’i (Camii-Katedral) ziyaret etmek, Endülüs’e olan yolculuğumun ana başlıklarından biriydi.

Mezquita’yı ziyaret eden her fotoğrafçı gibi ben de art arda gelen kemerlerin sayısız fotoğrafını çektim. Fakat bu fotoğraf benim favorim. Siz çoğunlukla binanın Fas mimarisine dalmışken ana kemerden Katolik Katedrali’nin küçücük emarelerini görebilirsiniz. Burası kameranız olsun olmasın, nefes kesici bir ziyaret yeri.

La Sagrada Familia Barselona, İspanya

La Sagrada Familia'ya uğramadan etmeyin.

Barselona’da yağmurlu bir günde Disneyland tarzı işaretleri geçip direkt olarak La Sagrada Familia’ya girdik. Beklediğimize fazlasıyla değdi, fakat korkuyordum. Bu, muhtemelen yapabileceğiniz en turistik eylem, fakat bir nedeni var. Alt kattaki müzeyi ziyaret etmeyi unutmayın!

St. Etienne Kilisesi Fécamp, Fransa

Fecamp’ın çevresinde yürürken, Fransa’nın Alabaster Coast’undaki bu güzel kiliseyi gözden kaçıramazsınız. Mütevazı bir ibadet yeri olan Fecamp’ın manastırı, bu sahil kasabasında şimdiye kadar çok geniş bir nüfusa ev sahipliği yaptı.

Avrupa’daki yüzlerce yıllık kiliseleri gezmeyi seviyorum. İç ve dış mimarileri inanılmaz. Binanın işçiliği tek kelimeyle mükemmel. Vitray camların da hastasıyım.

Kiliseye girişimde serin hava, her yere hakim olan sakinlik ve sessizlik favori gezi sebebim. Dışarıdaki trafik gürültüsünü bırakıp sessizlik içinde oturmak ve hayran kalmak... Ve kiliselerin onda dokuzu tamamen boş olduğu için kendime ait geniş bir yerim oluyor. St. Etienne’de de aynısı oldu.

Fecamp Manastırı Fécamp, Fransa

Benedictine’in olağanüstü tarihi, Benedictine keşişlerinin yaşadığı Fecamp Manastırı’nda başlıyor.

Gezi iki kısma ayrılıyor. Biri tarihi ikincisi ise Benedictine likör zanaatı. Gothic Room’dan başlıyorsunuz. Domned Hall’de 1900’de yapılmış, geniş bir vitray cam bulunmakta. Alexandre Le Grand, Fame’in eline Benedictine likörünün dünyaca ünlü olmasını sembolize eden bir şişe verirken tasvir ediliyor.

The Renaissance Hall’de, Loire Valley’deki şatolardan gelen geniş bir demir işçiliği görülüyor. The Oratory ise ibadet edilen bir yer. Bu odanın gösterişli Gotik mimarisiyle, Alexandre Le Grand keşişlerin yaşadığı atmosferi tekrar oluşturmak istemiş.

Kaynak

Ucuz Bilet Bulunuyor...
Mynet Seyahat ile yola çık!
    Bu butonla sen de Mynet Seyahat yazarı olabilirsin!